"...insan uykuya varınca bütün beş duygunun yolu kapanır. Kötü alışkanlıklardan, fena huylardan temizlenen, parlayan ruh, Levh-i Mahfuz'a açılır. Orada yazılı olan manevî suretler, keyfiyetler, gaybe ait garip haller, ona akseder. Böylece ruh garip şekilleri ve garip halleri o akiste seyreder. Ama ruh, bulanık kalıp saf, parlak bir hale gelmezse, uyanır, beş duygusu harekete geçerse, o zaman rüya yolu hemen kapanır. Levh-i Mahfuz perdelenir, o da hiçbir şeyi görmez, seyredemez olur... Ama ölüm halinde, beş duygu bütün bütün ortadan kalktığından, beden örtüsü de kaldırıldığından dolayı ruh, Melekût alemini ve gayb sırları dolayını perdesiz, örtüsüz olarak, tıpkı parlayan, çakan şimşek ve yıldırım gibi dolaşır durur... "
"Eğer, insan yalnız yemek, içmek için yaratılmış olsaydı, dört ayaklı hayvanların insandan daha faziletli, daha üstün olması gerekirdi. Çünkü dört ayaklılar yemede, içmede, çiftleşmede insandan daha ileridedir. Belirli olmayan sayısız hizmetleri de vardır."
"Bir göl manzarasına bakarken orada yüzmenin ne kadar güzel olduğunu düşünen biri gibiydim ama şimdi suyun içindeyim ve bunun hiç kolay olmadığını görüyorum."