read like gilmore

read like gilmore
@dinnerwme
21 Nisan
10 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
birçok insan gibi bir acıya karşılık kendimi koruyabilmek için diğer acıları ayaklandırıp onları kalkan gibi kullandığımı daha sonra fark edecektim. ama epey sonra. böyle şeyleri insanın yaşarken anlayabilmesi için benim o zamanlar sahip olmadığım bir görmüş geçirmişliğe, "gerçek hayatla" çarpışarak şekillenmiş bir olgunluğa ulaşmış olması gerektiğini bana zaman öğretecekti.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ve benim canımı yakmak için kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey yapmamıştı
o güvene hiç sahip olmuş muydum
ben ne zaman, ilk rüzgarda kırılıp yıkılacak bir dut ağacı gibi içten içe çürüyüp güçsüzleşmiştim? bir başkasının beni beğenmemesi karşılığında kendimi koruyacak o sağlam güveni nerede kaybetmiştim?
her şeyin olabileceği ama hiçbir şeyin olmadığı bir gece
beğenilmemiş, sokak ortasında terk edilmiş, her şeyin olabileceği ama hiçbir şeyin olmadığı bir gecenin içinde yapayalnız kalmıştım. beğenilmemek, kendi hayalimdeki görüntümün yansıdığı içimdeki gizli aynayı parçalamış, hayalimdeki ben dağılıp gitmişti. beride titrek bir beden kalmıştı. beni ben yapanın, bütün varlığımı bir arada tutanın o gizli görüntü olduğunu, ayna parçalanınca fark etmiştim. zihnimin tüm duygu ve düşünceleriyle üstüne yerleştiği, en önemli parçam olan o gizli aynanın nasıl bu kadar kolay kırıldığını anlayamıyordum.
kırılmasından ya da kaybolmasından korkmayabilirdi
Zihni en ucuz eşyalarla en değerli antikaların yan yana durduğu o tuhaf ve karışık dükkanlar gibiydi. Bütün bu bilgilerden çıkardığı sonuç, görebildiğim kadarıyla hayata karşı neşeli bir aldırmazlık, eğlenceli bir küçümsemeydi. İnsanlardan ve hayattan öyle bir tavırla söz ediyordu ki sanki hayat onun için pazardan alınmış bir oyuncaktı, onunla oynayabilir, eğlenebilir, kırılmasından ya da kaybolmasından korkmayabilirdi.