Zerdüşt yaşama ve yaşamın sunduklarına çok büyük bir sevgi besliyor. Hayatı bu kadar olumlayan tek mistik odur. Herhangi bir şeyden feragat etmeye yer yok, hayat varoluşun bir armağanıdır. Bundan keyif almayı öğrenin! Tadını çıkarın. Ağaçlarla dans edin, yıldızlarla dans edin. Kıskançlık yapmadan sevin. Rekabet etmeden yaşayın. Herkesi yargılamadan öylece kabul edin. O zaman Tanrı’ya gerek olmaz. O zaman cennete de gerek olmaz. Yaşadığımız bu hayat kutsallığın bir ifadesi haline gelebilir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zerdüşt, insanlara bilgeliğin bilgiyle eşanlamlı olmadığını söylemek için iner dağdan. Aslında bilgi bilgeliğin zıddıdır. Bilgelik sizi büsbütün boş kılar ama o boşluk doluluğun yeni bir çeşididir. Bilgelik temel olarak masumiyettir; bilgi ego ise, bilgelik egonun yok oluşudur. Bilgi sizi malumat ile doldurur. Bilgelik sizi tamamen boşaltır ama o boşluk doluluğun yeni bir çeşididir. O enginliktir.
Zerdüşt içindeki tanrısına sorar:
“Soruyorum ey Ahura Mazda, dünyada en hoş olan nedir?”
Tanrısı ona cevap verir:
“İnsanın kendisini geliştirip aşmasıdır.”