Yakup Kadri'nin bu konu hakkındaki bir önceki eseri Hüküm Gecesi gibi politik havada bir roman beklerken aslında yazar politikliği bambaşka bir boyuttan vermiş. Memleket ateş çemberinden geçerken İngilizlerle, Fransızlarla oturan kalkan bu sözüm ona apolitik, zengin, halktan kopuk, işgalden rahatsız olmayan onursuz insanlar aslında Cumhuriyet'in ne büyük bir kazanım olduğunu hissettiriyor bize. Karakterlerden Leyla'nın kitabın sonlarında kendi dilini konuştuğu , kendi ırkına ait insanlara dair hissettiği yabancılık ve bunun anlatımı tek kelimeyle enfes bir anlatım örneği sunmuş. Atatürk'ün Nutuk kitabında yazdığı dahili ve harici bedhahlar tam olarak bu kitapta yer alan karakterlerdir. Beri taraftan yazarın şehirdeki ahlaksızlıkları anlatmak için Sodom ve Gomore benzetmesi ve eski ahitten alıntılar yapması kokuşmuşluğu daha derinden hissetmemizi sağlıyor. Son olarak Necdet'e karşı maalesef Kemal Tahir'in esir şehrin insanlarında anlattığı Kamil karakterine hissettiğim derin sevgi ve hayranlığı hissedemedim. Necdet, zafer kazanıldıktan sonra sevinen, işin kolayını yaşamış bir karakter maalesef.