Muştu, sadece bir umut değildir; gerçekleşmesi için sağlam kanıtlar bulunan umuttur. Ve sadece bir bekleyiş ve umuş psikolojisi değil, ruhu yücelten ve o muştu toplumu düzeyine erdiren bir oluş çabasıdır da. Umut, muştunun tümü değil, bir unsurudur. Muştu ise, umuttan, sevinçten, alınterinden karılmış bir yazgı donanımıdır.
Yüce Yolgösterici'ye: "Korkut ve muştula" denirken, "korkutarak bir araya getir; muştulayarak bu birliği, bu beraberliği sürekliliğe çevir, kurumlaştır, temellendir" denmek istenmiştir.
Gönüller birliğini "muştu" kuracaktır. "Korku" da bir "birlil" kurar, fakat, bu birlik, geçici bir "birlik"tir. Korku havası dağılır dağılmaz, birlik de dağılır. Ama, "muştu birliği", öyle değil. Eğer o muştu gerçek bir muştuysa, devamlı vr kalıcı bir birlik sağlıyacaktır. Muştunun gerçekleşmesi ise, ortada bir amaç kalmadı diye birliğim dağılmasını gerektirmez, tam tersine, amaç kökleştiği için, birlik, bir "toplum" haline gelir. Süreklileşir.