Taylorın bu kitaptan uyarlanan bir film için Carolina isimli bir şarkı çıkarması da cabası
Kya, ailesiyle birlikte Carolina'da bir bataklığın ve birbirine bağlanan onlarca derenin yanında bulunan eski bir evde yaşıyor. Küçüklüğünden beri aile üyelerinin hiçbirinden doğru düzgün sevgi görmemiş. Günler ilerledikçe de yalnızlığa terk edilmiş küçük bir kız o. Gerçek anlamda. Baya baya hepsi kızı terk edip gidiyo küçücük kızı bataklığın ortasında tek başına. İşte kitapta bu küçük kızın, kasaba insanlarının tüm önyargılarına rağmen nasıl hayatta kaldığını, büyüdüğünü, insanlarla iletişimde olmaya aslında ne kadar hevesli olduğunu ama bir o kadar da korktuğunu, çok masum olduğu için kandırılmaya ne kadar müsait olduğunu okuyoruz. Tertemiz kalbi ile yaşadığı aşkı, kırgınlıkları, acıları, tereddütü, güveni, güvensizliği, hayal kırıklarını ve daha nice duygusunu onunla birlikte hissediyoruz. Yer yer gözlerim dolarak, yumuş yumuş olarak, gurur duyarak yer yer de şok olarak, sinirden ve meraktan ölerek okuduğum bir kitaptı. Bayıldım. Özellikle son 100 sayfada stresten karnıma ağrılar girdi... Kendi kuyumu kazmışım gibi, göğsüme oturan ağırlığın kalkmasını bekliyorum
Bİ DE TÜM ERKEKLERİN ALLAH BİN BELASI VERSİN YA (bir iki kişi hariç)