Arkadaşı intihar eden bir adamı okuduğumuzu düşünerek başlıyoruz kitaba. Anlatıcı kendini 3. kişi olarak olayların dışında bırakırken, arkadaşının duygularına, yaşamına, nasıl bu kadar hakim diye düşünürken anlatıcı artık 3. kişi olmaktan çıkıyor. Bu kitaba yazarın intihar notu olarak bakıyorum. Kitabı karamsar bir dönemimde özellikle seçerek okudum. Çokça düşündüren alıntılar mevcut.
Anlatıcı arkadaşının intiharına olan hayranlığını anlatmak çekinmiyor. Bir hayata son vermenin zorluğunu düşünerek arkadaşına hayran kalıyor. Sonu getirmenin, yaşamaktan zor olduğunu düşünüyor. Onunla konuştukça, onu insanlara anlattıkça arkadaşını da yaşattığını düşünüyor. "Şurada seninle konuştuğuma göre, gerçekten ölü müsün?" diye soruyor arkadaşına.
Hayata karışmak zordur. Ölüm bazen en güzel kaçıştır. İntihar eden arkadaşının her ortamda kendini başarıyla soyutlaması, kendi zihni içinde kaybolması intihara yapılan en güzel yolculuktur.