Bir sperm damlası rahme düşünce, rahmin sıcak karanlığının içinde saklı yaşatan besinlerle beslenince insan var oluyordu. Yoksa ölüm yeniden, ama bu kez doğanın rahmine dönüş müydü?
... kendisini öyle bir kucaklamış, öyle bir hıçkırmıştı ki, anımsadıkça yüreği sızlıyor, kucaklamasını ağaç çürüyünce hayatını yalnız sürdürecek bir sarmaşığa benzetiyordu.
Hayat sonsuz bir dalaşma, sonsuz bir kavga, sonsuz bir savaşımdı. O da bu kavgada, kavganın yıkıcı bir eylemindeydi; yıkılacak, devrilecek, sürünecekti.