"Güneş, uyanayım diye çığlık atar gibi yolluyor ışığını.
Uyku ise sadece beni kovalayan kabuslardan ibaret.
Karanlık; hayaletleri ve anılarımla kulaklarımı tırmalıyor.
Daha kötü durumda olan insanların diğerlerinden daha az şikayet ettiklerini fark ettin mi?
En sonunda kabullenip susmuşlar, oysa onların da diğerleri gibi gözleri, elleri ve hisleri var.
Hem cellatları hem de kurbanları barındıran ne geniş bir ordu!
Güneş yavaşça doğuyor ve batıyor.
Soğuklar yaklaşıyor.
Karanlık, sıcaklık, koku,
her şey sessiz.
Kaçıp kurtulamayız.
Artık çok geç.
Her şey için çok geç."
Andreas / Anna'nın Tutkusu