birisi birinci kitabi okurken ikinci kitapta birbirleri icin secilmis aile olmalarini okumak istiyorum demisti. serinin adindan zaten olamayacagi ve olayimizin da bundan cok uzak oldugunu biliyordum. olan ailemizi kaybetmek -arm ve luna…-bana da sok olsa da kimsenin kimseyle yakinlasamayacagini biliyordum. o yuzden bir seyler istemeden ve beklemeden sadece okumaya odaklandim ama ikinci kitabin sonuna geldigimde fark ettim ki icten ice istedigim bir seyler varmis. dante’nin ailesi olmasi ve bunun da lunu olmasi. ilk kitapta lunu dolayisiyla cok yakinlasamayacaklarini lunu’nun buna odaklanmayacagini dusunmustum ama ikinci kitapta karakteri oyle tatli gelisti ki pusulasini verdigi sahnede aglamak istemistim. bundan birkac sahne once dante tek basina banyoda agliyordu, yalnizligi onunlaydi. ama o sahneden sonra hep yaninda olan bir pusulasi vardi artik. lunu’nun bu hareketi hedefi icin insan kazanmaktan cok deger vermekle ilgiliydi bence. dante’m zaten ilk hediyesini bile almis olabilir. yine de beklemedim yakinlasmalarini ama cok sevinmistim de boyle bir anilari oldugu icin. sonra kaplicalara beraber atladiklari sahne geldi ve benim icin artik kucuk tatli kiz kardesler olmuslardi bile. dante’nin lunu icin tehlike olabilecegini dusundugu her an aklina gelmesi ve onu aramasi icimi kipir kipir ediyordu mesela. artik onun hayatinda olan birisiydi ve onun icin endise ediyordu. kendini surekli canavar olarak tanimlayan ve artik kim oldugunu bilmedigi noktada ne de guzel hediyeydi ucuncu kitapta en cok onlari gormek istiyorum, en cok onlari okumak istiyorum. cunku birbirlerine ihtiyaclari var benim de onlara. bu kitapta da anlamis olduk ki dante yalniz bir ruh degil, bunun icin dogmamis. -mesela hodbin dogmus saka onu da cok seviyorum ama anliyorsunuz degil mi? bencil birisi