Serkan Aktaş

Serkan Aktaş
@dmgctrl
Okurgezer

Serkan Aktaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·656 syf.·
28 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 00:05
·
2026 8. kitabı
Dan Brown
8.5/10 · 3.946 okunma
Reklam
Puan vermedi·288 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 11:49
Semenderlerle Savaş, İthaki Bilimkurgu Klasikleri etiketiyle yayımlanmış bir kitap. Bu nedenle daha kitabın kapağını açmadan okurda bilimkurgunun önemli bir eserini okuma hevesi ve beklentisi oluşturuyor. Ne var ki kitabı bitirdiğimde aklımda kalan ilk soru şuydu: “Gerçekten bir bilimkurgu klasiği mi okudum, yoksa bu etiket biraz fazla mı iddialıydı?” Kısaca kitaptan söz edelim. Roman, zeki bir semender türünün keşfedilmesiyle başlıyor. Başta masum görünen bu keşif, kısa sürede küresel bir sömürü düzenine dönüşüyor. Semenderler ucuz iş gücü olarak kullanılıyor, devletler ve şirketler bu yeni işgücü kaynağını paylaşma yarışına giriyor. Çapek, bu süreç üzerinden kapitalizmi, emperyalizmi, ırkçılığı ve insanın bitmek bilmeyen açgözlülüğünü sert bir hicivle eleştiriyor. Hikâye ilerledikçe gazete kupürleri, raporlar ve farklı anlatım biçimleri devreye giriyor; roman giderek bir anlatıdan çok fikirler toplamına dönüşüyor. Kitap, fikir olarak kuşkusuz zeki ve dönemine göre de cesur. Ancak okur olarak beni pek yakalayamadı. Özellikle sonlara doğru konunun dağılması, metnin giderek didaktik bir anlatı şekline dönüşmesi ve karakterlerle bağ kurmanın neredeyse imkânsız hâle gelmesi, okuma hızımı ve ilgi düzeyimi ciddi biçimde düşürdü. Bir noktadan sonra hikâyeyi merak ettiğim için değil, bitirmek için okudum. Sayfalar ilerledikçe sıkıldığımı inkar edemem. Bu noktada İthaki Yayınları’na küçük bir parantez açmak gerekiyor. “Bilimkurgu Klasikleri” etiketi, ne yazık ki giderek bir pazarlama aracına dönüşmüş gibi duruyor. Semenderlerle Savaş tarihsel ve edebi açıdan önemli olabilir; ama bugün, her okura rahatlıkla “bilimkurgu klasiği” diye önerilecek bir kitap mı? Bence hayır. Bu tür etiketler, okurun beklentisini yükseltiyor ve karşılığını alamadığında hayal kırıklığı kaçınılmaz
Semenderlerle SavaşKarel Čapek · İthaki Yayınları · 2021437 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 11:34
Leigh Brackett ismini ilk kez elime aldığımda beklentim yüksekti. Sonuçta bilimkurgu tarihine adı yazılmış Star Wars Bölüm V’in senaristinden söz ediyoruz. Uzak Yarın’ın arka kapak yazısı da bu beklentiyi besliyordu: uzak bir gelecek, sert bir dünya, insanın sınırlarıyla yüzleşmesi… Kâğıt üzerinde fazlasıyla cazipti. Ne var ki okuma süreci, bu vaatlerin çoğunu karşılamadı. Kısaca özetlemek gerekirse roman, nükleer savaş sonrası sert ve vahşi bir dünyada geçiyor. Ana karakterimiz, hem fiziksel hem de ahlaki anlamda zorlu bir yolculuğa sürükleniyor; karşısına çıkan insanlar, güç mücadeleleri ve hayatta kalma savaşları üzerinden “medeniyet” ve “ilkel olan” arasındaki gerilim anlatılmaya çalışılıyor. Brackett’in dünyası kaba, acımasız ve romantize edilmemiş. Ancak sorun tam da burada başlıyor. Hikâye bana fazlasıyla dağınık geldi. Olaylar arasında güçlü bir bağ kurulamıyor, karakterlerin motivasyonları sık sık havada kalıyor. Bazı bölümler sanki başka bir hikâyeden koparılıp buraya eklenmiş gibi duruyor. Okurken birçok kez “artık bitse de kurtulsam” diye düşündüğümü itiraf etmeliyim. En can sıkıcı nokta ise finaldi. Uzun bir anlatının ardından, hikâye tatmin edici bir şekilde bağlanmıyor; sanki yazar da aceleyle noktayı koymuş gibi. Leigh Brackett’in Star Wars gibi dev bir evrende iz bırakmış olması hâlâ çok önemli bir referans. Ama Uzak Yarın, bana kalırsa bu yazarı ilk kez okumak için doğru bir başlangıç kitabı değil. Belki döneminin ruhu, belki de kısa ve pulp kökenli anlatım alışkanlıkları bugün okuru yakalamakta zorlanıyor. Sonuç olarak, ilginç bir konu, güçlü bir isim, ama zayıf bir okuma deneyimi. Leigh Brackett’e bir şans daha verir miyim? Muhtemelen evet. Ama Uzak Yarın’ı, o şans için örnek gösterir miyim? Pek sanmıyorum.
Uzak YarınLeigh Brackett · İthaki Yayınları · 2021166 okunma