Kadınlar Ülkesi, yalnızca kadınların yaşadığı ve döllenmesiz üreme yoluyla üremeyi sağlayan bir toplumu konu alıyor. Bu tamamen kadınlardan oluşan toplumun varlığı, bilimsel bir temelden ziyade, toplumsal eleştiriyi ön plana çıkarmak amacıyla bir araç olarak kullanılmış.
Roman, İthaki Yayınevi’nin Bilimkurgu Klasikleri serisinde yayımlanmış olsa da, bilimkurgu eserlerinde genellikle hikâyeyi sürükleyen bilimsel veya teknolojik yenilikler, Kadınlar Ülkesi’nde oldukça sınırlı bir yer tutuyor. Bu nedenle, eser bilimsel ilerlemelerin sonuçlarını incelemekten ziyade, toplumsal cinsiyet eşitliği ve ataerkil düzenin eleştirisine odaklanıyor.
Feminist bir bakış açısından değerlendirildiğinde, Kadınlar Ülkesi, yazıldığı dönem göz önüne alındığında oldukça ilerici bir yapıt olarak öne çıkıyor. Kadınların özgür, dayanışma içinde ve barışçıl bir toplum kurduğu bu ütopya, 20. yüzyılın başında kadınların maruz kaldığı baskılara karşı güçlü bir yanıt niteliği taşıyor. Roman, cinsiyet rollerinin doğasına yönelik eleştirel sorgulamalar içeriyor ve bu yönüyle dikkat çekiyor.
Her ne kadar bilimkurgu unsurları belirgin bir şekilde bulunmasa da, Kadınlar Ülkesi, feminist bir ütopya olarak edebi anlamda değerli bir eser. Ancak, bu durum bilimkurgu türüne yönelik beklentilere tam olarak yanıt veremeyebileceği gerçeğini de beraberinde getiriyor.