Varlığı her yerde ebediyet duygusu saçar. Hiçbir yol bizi onun sonuna, hiçbir soru kalbinin en alt uçurumuna götürmez. Sadece heyecan ona yaklaşabilir ve bunu onun insanın sırlarına karşı duyduğu kendi sevgi dolu saygısından daha düşük olmanın utancı içinde yapabilir.
Ama bu muazzam adamın kalbinin en derin yerlerine iniş ne kadar da uzun ve labirentlerle doludur, enginliği içinde güçlü, uzaklığı yüzünden ürkütücüdür.
Bugün hayat yine gürültülü, makineler harıl harıl çalışıyor, zaman hızlı periyotlarla yanımızdan vınlayarak geçiyor. Ama idil ölümsüzdür, çünkü yaşam sevincidir, fırtınadan sonra ortaya çıkan mavi gökyüzü gibi tekrar gelir, bütün krizlerden ve ruhsal sarsıntılardan sonra geri gelen neşesidir hayatın.