Elif Demir

Elif Demir
@dmr_eliif
49 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Çok kolaymıl ama bu kadar kolaylaşmasının vakti zamanı varmış
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"En alt ya da en üst raflardaki hayatlara ağırlık vermelisin. Şimdiye dek en belirgin pişmanlıklarını iptal etmeyi denedin. En üst ve en alt raflardaki hayatlar biraz daha akla gelmeyecek olanlardır. Bir evrende yaşamayı sürdürdüğün ama hayal etmediğin , yasını tutmadığın , aklına bile gelmeyecek hayatlar. Hiç hayal etmediğin halde yine de yaşayabileceğin hayatların var."
"Hayatta kalıplar var... Ritimler. Bir hayatta kendimizi köşeye kısılmış hissettiğimizde, hüznün, trajedinin, başarısızlığın ya da korkunun, tek bir varoluşun ürünü olduğunu düşünmek çok kolay. Yalnızca yaşamanın değil, belli bir şekilde yaşamanın sonucu olduğunu düşünmek .Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu . Biri olmadan öbürünün de olmayacağını. Tabi ki farklı düzeylerde ve miktarlarda. Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar."
"Yani farklı bir yol seçmiş olsan hayatının nasıl olabileceğini düşündün mü hiç?" "Bazı yolların daha kolay olacağını düşünmek işimize geliyor bence" dedi bir şeyi ilk kez fark ederek. " Ama belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır. Bir hayatta evli olabilirim. Başka bir hayatta Kuzey Kutbunda araştırmalar yapan bir buzul bilimci olabilirim. Bambaşka bir hayatta olimpiyat yüzme şampiyonu olabilirim. Kim bilir? Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü."
Nora çoklu evrenlere dair epeyce şey okumuştu ve Gestalt psikolojisinden de biraz anlıyordu. İnsan beyninin dünyaya dair karmaşık bilgileri filtreden geçirerek indirgediğini, mesela insanın bir ağaca baktığında sonsuz karmaşıklıktaki sayısız yaprakla dalı "ağaç" denen şey olarak gördüğünü biliyordu. İnsan olmak, dünyayı sürekli indirgeyerek anlaşılabilir ve basit bir anlatıya dönüştürmek demekti.