Bu muydu Filistin çöllerinde yürüyen Nasıralı İsa? Nasıl böyle değişmişti? Gelse, buracıkta dursa şu fresklerdeki, kabartmalardaki, heykellerdeki suretiyle göz göze gelse tanır mıydı altına bulanmış kendi duygusuz yüzünü? Sıbtını, anasını?
Sıbt, Arapça kökenli bir kelime olup özellikle kız çocuğundan olan torun anlamına gelir. Osmanlıca ve İslami literatürde soy, aile ve torun manalarında kullanılır.·Kitabı okudu
Bu tahtın işaret ettiği saltanat göklerdendi gerçi ama süslemeleri yeryüzündendi. Ruhbanları daha alçak hizadaki mermer sıralarda oturuyordu ve ne Petrus gibi ayakları çıplaktı şimdikilerin ne Pavlas gibi avurtları çökmüştü.
Böyle havadaydı gönlümün estirdiği rüzgarlarla döktüğüm sonbaharsız yaprakların hazanı.
Böyle havadaydı yine dallarımda açan çiçekler,
Pembesiyle, beyazıyla, moruyla...
Yaz gelmeden güneşe aldanmışlığım da var benim,
İki güzel söze, bir güler yüze inanmışlığım da...
Zemheride açtırdığım çiçeklerim de var benim,
Daha nevbahar gelmeden doluya tutulan yapraklarım da...
Şimdi açmaya mecalim var mı yine?
Bilmiyorum.
Belki bir gün değiştiririm yalnızlığımı,
Sen yine de bekleme beni zuhal.
Hayat bekletmeye gelmez.
Döne BİLGİN