• Şehevi temayülleri uyandıran, tahrik eden ve bizi mübhem hayallere müsait kılan, tembelliğe teşvik eden kitapları okumamalıyız. Bunlardan nefret etmeliyiz. Kur’anî ve imanî hakikatlarla, bize saadet anahtarları kazandıracak eserleri okumalıyız.
• Nur-u Kur’anla meşguliyet; insanda yüksek hazlara, ebedi saadete ve baki şereflere karşı ulvi hisler husule getirir.
• Zihnen çalışan insanlar, yalnız arzu ettikleri şeyleri hatırda tutmaya muvaffak olurlar. Biz mevzuumuzu tekrarlamak suretiyle dikkatimize büyük mikyasta hakim olabiliriz.
• Düşün! düşün! Ne düşündüğünü de düşün!
• Çok kere olur ki, hatası kendisine söylenmeyen bir kimse, hatasını hüner sayar.
• Sana şifa lazım ise, acı ilaç iç. Dostun sözü acıdır.
• Zihnî faaliyet için takip edeceğim gaye, iradî dikkat cehdlerinden ibarettir.
• İmanı kurtarmak, Kur’ana ve Nur’a hizmet gibi, mukaddes ve asil bir dava uğrunda, hayatımı fedadan çekinmeyeceğim.
• Hususan yeknesak dünyevi meşguliyetler; insanın mahiyetindeki ulvi melekeleri körletir. Manevi terakkiyata medar olacak yüksek istidatları söndürür, kabiliyetleri verimsiz kılar.
• Tembelliğe, basit ve manasız zevklerime, müsaade etmeyeceğim!
70. Ben Emirdağ ve Isparta’da iken devamlı çalışırdım, yorulmak nedir bilmezdim. Şimdi ise su-i ihtiyarım ve dikkatsizliğimden neş’et eden ve kazip hastalıklarımdan dolayı, gaye-i fıtratımı tam istimal edemiyorum, ancak Risale-i Nur’a çalışmak için çaba sarfediyorum.
Ve diyorum ki: Risale-i Nur’u oku... oku... oku. Yoruldun mu, dinlenmek için yine oku... oku... oku. Dinlenmek vaktinde Kitab-ı Kebir-i Kainatı oku... oku. Tefekkür et!
59. Risale-i Nur; din düşmanlarının ortaya attıkları imanî şüpheleri, ilmi bir satvet ve kuvvetle izale ederek, hak ve hakikatı parlak bir surette ispat etmiştir.