döne

döne
Şimdi düşün; onu (güneşi) odunsuz, gazsız daimî ışıklandıran Kadîr-i Zülcelalin haşmetine, hikmetine, kudretine Güneşin zerreleri adedince SÜBHANALLAH, MÂŞÂALLAH, BÂREKELLAH, LÂ İLÂHE İLLÂ HU de. Asa-yı Musa
Reklam
DİLİMLE; Yalan söyledim, kınadım, horladım, aşağıladım, alay ettim, Gıybet ve dedikodu yaptım, iftira attım, insanların kalplerini kırdım, anneme ve babama karşı geldim asi oldum, ölmek istedim, yaşamaya ve var olmaya isyan ettim, lanet okudum. YÂ AZİM! (kendisine büyük ümitler beslenen) isminle tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar!( tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar 1000 ve daha fazla Tekrar)
Allahım; bizleri nefsimizin, hevâ ve heveslerimizin, insî ve cinnî şeytanların, âhir zamanın ve âhir zamanın lânetlenmiş kadın ve erkeklerinin, bid’aların, dalâletlerin, deccallerin, süfyanların, tağutların, kâfirlerin, zâlimlerin, müşriklerin, münâfıkların, fâsıkların, zındıkların, müfsitlerin, mülhidlerin, hasidlerin, fâ-sidlerin, yalancıların, nefsine, heveslerine, insî ve cinnî şeytanlara hizmet edenlerin, kibir ve benlik ile nefislerini putlaştıranların, zulmü ve zâlimliği meslek edinenlerin, Kur’an ve sünnetten yüz çevirip hükümler koyan ve hakkımızda hüküm verenlerin gizli-açık bildiğimiz bilmediğimiz tüm düşmanlık edenlerin; bugünümüzde ve yarınlarımızda bizleri bekleyen tuzak ve tehlikelerinden, aldatma ve hilelerinden, belâ ve musÎbetlerinden, fitne ve fesatlarından, tüm sinsi planlarından, şer ve şerirlerinden, zulüm ve esâretlerinden, sevk ve idârelerinden, vesvese ve şüphelerinden, korku ve endişelerinden, sağdan, soldan, önden, arkadan, yukarıdan, aşağıdan ve her yönden gelip aldatan insÎ ve cinnÎ şeytanların, şeytanlardan doğup ve üreyip çoğalanların, insanlaşan şeytanların ve şeytanlaşan insanların hasetlerinden, fesatlarından, fitnelerinden, belâlarından, şerlerinden, dinsizliklerinden, hilelerinden, Îmânsızlıklarından, ift iralarından, yalanlarından, tuzaklarından, zulüm ve esâretlerinden, sevk ve idâ-relerinden, vesvese ve şüphelerinden, korku ve endişelerinden, bizleri kurtarıver, koruyuver, gözetiver, ahlâkımızı güzelleştiriver, selâmete çıkarıver ve bizleri korunan, koruduğun, sevdiğin ve razı olduğun muttaki ve muhlis kulların içerisine dahil eyleyiver... (âmin... âmin... âmin...)
Şükrün mikyası; kanaattır ve iktisaddır ve rızadır ve memnuniyettir. Şükürsüzlüğün mizanı; hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram helâl demeyip rastgeleni yemektir. Mektubat - 366
_"Eğer huşû istersen, fuzûlî bakışlarını terk et._ _Eğer hikmete kavuşmayı istersen, fuzûlî konuşmayı bırak..."_ * (Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî Hz.) ☘️
Reklam