döne

döne
Şimdi düşün; onu (güneşi) odunsuz, gazsız daimî ışıklandıran Kadîr-i Zülcelalin haşmetine, hikmetine, kudretine Güneşin zerreleri adedince SÜBHANALLAH, MÂŞÂALLAH, BÂREKELLAH, LÂ İLÂHE İLLÂ HU de. Asa-yı Musa
İslam ve İhsan Ashab-ı Bedir Nedir? Ashab-ı Bedir Nedir? 27 Mart 2024 Sahabiler Ashab-ı Bedir nedir, kime denir? Ashab-ı Bedir neden büyüktür? Ashab-ı Bedir’i vesile kılarak dua etmenin fazileti nedir? Ashab-ı Bedir duası ne için okunur? Bedir Savaşı şehitleri kimlerdir? Bedir Savaşı’nda kaç Müslüman şehit oldu? Hadislerle Ashab-ı Bedir veya Ehl-i Bedir. Hadislerle nakledilen Ashab-ı Bedir ve fazileti. ASHAB-I BEDİR NE DEMEK? - Ehl-i Bedir Ne Demek? Hicretin 2. yılında Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında Bedir mevkiinde meydana gelen Bedir Gazvesi’ne katılan ashap Ashab-ı Bedir, Ehl-i Bedir veya Bedrî adıyla anılır. Sayıları 333 kadar olan Ehl-i Bedir’den Kur’ân-ı Kerîm’de (Âl-i İmrân 3/123) ve Hz. Peygamber’in hadislerinde övgü ile söz edilmiş, hepsinin cennetlik olduğuna dair kutsî ve merfû hadisler muteber hadis kitaplarında yer almıştır. (meselâ bk. Buhârî, “Meġāzî”, 9; Müsned, I, 105) Ṣaḥîḥ-i Buḫârî’de kırk dördünün adı verilen Ehl-i Bedir’in Müslümanların en faziletlileri olduğu da hadislerde zikredilmiştir. Nitekim Hz. Ömer -radıyallahu anh- divan teşkilâtını kurunca divan defterine ilk önce Ehl-i Bedir’in yazılmasını emretmiştir. Bu anlayış İbn Sa‘d’ın sahâbe tasnifinde de görülmekte olup ona göre fazilet bakımından beş gruba ayrılan sahâbîlerin ilk tabakasını Ehl-i Bedir oluşturur. Hâkim en-Nîsâbûrî’nin yaptığı tasnife göre Ehl-i Bedir yedinci, Abdülkāhir el-Bağdâdî’nin tasnifine göre ise sekizinci tabakada yer almaktadır. Ehl-i Bedir’den bazıları çeşitli vesilelerle Medine dışına çıkıp muhtelif memleketlere göç etmiş olup bunlardan yirmi dört veya yetmişinin Kûfe’ye yerleştiği nakledilir. En son vefat eden Bedrî olarak ensardan Ebû Üseyd Mâlik b. Rebîa es-Sâidî (ö. 60/680) veya Ebü’l-Yeser Kâ‘b b. Amr’ın (ö. 55/675), muhacirlerden ise Sa‘d b. Ebû
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
⚫ MALLARINA VE EVLATLARINA ORTAK OL AYETİ. GENETİK HASTALIKLAR = ASLINDA SOY GÜNAHLARIDIR. Genetik aslında soyun günahıdır.. Yani; alınan ah'lardır, beddua'lardır, isyanlardır, yapılan zulümlerdir, verilmeyen zekâtlardır, yenilen faizlerdir, haksız yenilen miraslardır, adanıpta yerine getirilmeyen adaklar ve sözlerdir. ya da adanıpta yerine getirilen ancak etinden yenilen adaklardır, haksız kazançlardir, hak haramlıklarıdır, bir fakir doyuracam deyipte söz verip yerine getirilmeyenlerdir, yetimlere verilen sözlerdir vs.vs.. ARTIK SOYDA NE YAPILDIYSA, YUKARIDAN AŞAĞIYA DOĞRU AKIP GELEN GÜNAHLARDIR. BU HAKLAR SOYDAN GELDİĞİ ZAMAN, O SOY HATTI ÜZERİNDE BULUNAN, O SOYUN BÜTÜN İNSANLARININ TAMAMINI ETKİLER. Üst soyların günahlarından dünyalık hisse alan görevlinin, vücutlarda yaptığı hastalıkların yukarıdan aşağıya doğru sirayet ede ede gelmesi nedeniyle olan tahrifatlardır aslında.. İşte bunlara halk dilinde GENETİK HASTALIK diyorlar. YAPTIKLARININ ZÜRRİYETİNİ ETKİLEDİĞİNİ BİL VE GÜNAHINDAN DÖN.. SÖZLER VERME, VERDİYSEN YERİNE GETİR.. ÜZERİNDE HAKLARI OLAN VARSA MÜMKÜNSE İADE ET.. TEVBEYE GEÇ, VARSA KEFARETLERİNİ YAP, VARSA ALINMASI GEREKEN HELALLİKLERİNİ AL VS..VS.. EN DOĞRUSUNU ALLAH TEALA BİLİR. . ⚁ İsrâ Suresi 64. Ayet “(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların MALLARINA VE EVLATLARINA ORTAK OL. Onlara vaadlerde bulun.” Hâlbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va’detmez. .
*Allah’ım…Beni karanlıklardan nûruna çıkar. Kalbimi, aklımı ve ruhumu Senin rızan etrafında derleyip topla. Dağılmış düşüncelerimi sükûnete, kırılmış yanlarımı merhametine emanet ediyorum.* *Beni nefsimin rüzgârına bırakma; hevesimin değil, hidayetinin peşinden yürüt. Adımlarımı sabit, niyetimi hâlis, yolumu açık eyle. Âmin.*
🧠 Akıl cephesinde (idrak ve mânâ ihtiyacı) “Her şeyde O’na giden bir yol bulmak… mevcudatın ‘Nereden – necisin – nereye’ suallerine cevap” İnsanın aklı, sebep zinciriyle tatmin olmaz; ilk fail ve son maksat ister. Tevhid, aklın içindeki şu üç boşluğu doldurur: ❓ Nereden geldim? → Tesadüften değil, iradeli bir kudretten ❓ Ne için buradayım? → Başboş değil, hikmet için ❓ Nereye gidiyorum? → Yokluğa değil, huzura ➡️ Enfüsî planda tevhid, aklı dağılmaktan ve manasızlıktan kurtaran merkezdir. ❤️ Kalp cephesinde “Her şeyin üzerinde O’nun sikkesini görmek” Kalp, çok şeye bağlanınca yorulur; tek bir mutlak sevgiye muhtaçtır. Tevhid kalpte şunu yapar: eşyayı kalpten düşürmez, fakat kalbin tahtına oturtmaz. ➡️ Kalbin iç düzeni kurulur: Sevgi dağınıklıktan toplanır. Bu yüzden: Tevhid en halâvetlidir. Çünkü kalp, fâniye bağlanmanın acısını bırakır; Bâkî’ye yönelmenin huzurunu tadar. 🫀 Ruh cephesinde (bekâ ve ebediyet ihtiyacı) “İnsan, Tevhid sayesinde hadsiz ihtiyaçlarının elemlerinden kurtulur” Ruhun en derin yarası şudur: Bitmek istemeyen bir yaşama arzusu. Tevhid ruhun içine şu mânâyı yerleştirir:
ŞEYTANIN EVLATLARIMIZA ORTAK OLMA MESELESİ:
1- EVLADINA LANET VE BEDDUA EDEREK ŞEYTANA RUHSAT VERİRSEN 2- ENSES İLİŞKİLERLE VEYA ZİNA İLE ÇOCUK DÜNYAYA GETİRİP ŞEYTANA RUHSAT VERİRSEN 3- HARAM YEDİREREK, HAKSIZ MİRASI YİYİP YEDİREREK, FAİZ YİYİP YEDİREREK, ZEKATINI VERMEYEREK HARAMZADE BİR ÇOCUK DÜNYAYA GETİRİP HARAMLARLA ŞEYTANA RUHSAT VERİRSEN 4- MAZLUM ÇOCUKLARA BEDDUA VE LANET OKUYARAK LANETİ MAZLUM ÇOCUKLARINA ÇEVİRİRSEN 5- KİBİRLENİP BAŞKALARINI AŞAĞILAYARAK EVLATLARIN ÜZERİNDE KINADIKLARINI YAŞATMADA ŞEYTANA HİSSE VERİRSEN 6- VE BİRÇOK LANETİN SANA VE ZÜRRİYYETİNE GELMESİNE SEBEP OLAN VE OLACAK ZULÜMLERİ, TACİZLERİ, TECAVÜZLERİ İŞLEYİP MAZLUMLARIN BEDDUALARININ SANA VE ZÜRRİYYETİNE DÖNMESİNE SEBEP OLUP ŞEYTANLARA HİSSE VERİRSEN VS.. ŞEYTAN EVLATLARIMIZDAN VE BİZDEN ADALETİ İLAHİYYEYİ YERİNE GETİRMEK İÇİN RUHSATLI BİR ŞERİR OLARAK VE ŞERRE RUHSAT ALARAK HİSSELERİNİ ALIYOR.. Peygamber SAS Efendimiz'den Ebû Hüreyre RA'ın rivayet ettiğine göre, buyurmuş ki Peygamber SAS Efendimiz: RE. 504/4 (Ye'tî alen-nâsi zemânün yüşârikühümüş-şeyâtìnü fî evlâdihim. Kìle: E ve kâinün zâlike yâ rasûlallah? Kàle: Neam. Kàlû: Ve keyfe na'rifü evlâdenâ min evlâdihim? Kàle: Bikılletil-hayâi ve kılletir-rahmeh.) İlginç bir hadis-i şerif, tabii hadis-i şeriflerin hepsi ilginçtir. Bu hadis-i şerifin mânâsını söylediğim zaman, siz de ilginç bulacaksınız. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: (Ye'tî alen-nâsi zemânün) İnsanların başına devirler geçip bir zaman gelecek ki, Peygamber Efendimiz'in yaşadığı zamandan sonra, ileride insanların üzerine bir zaman gelecek ki, (yüşârikühümüş-şeyâtînü fî evlâdihim) şeytanlar onlarla çocuklarında ortaklık yapacaklar. Şeytanlar bu kişilerin çocuklarına ortak olacaklar." Bunu duyunca sahabe-i kirâm --rıdvânullàhi aleyhim ecmaîn, Allah hepsinden razı olmuştur, şefaatlerine erdirsin cümlemizi--