Zeynep Öğretmen anlatıyor: “Emre, teneffüste top oynarken sınıfın camını kırdı. 15 çocuk bunugördü. Ben gördüm. Nöbetçi öğretmen gördü. Güvenlik kamerası gördü. Emre'nin kendisi bile itiraf etti: “Öğretmenim, yanlışlıkla oldu." Annesi geldi. 'Emre yapmamıştır. Başka çocuklar yapmıştır. Emre'ye iftira atıyorlar. Zaten o çocuklar Emre'yi sevmiyor. Öğretmenim, siz de Emre'ye karşısınız. Hep onu suçluyorsunuz.' Dedim ki: 'Hanımefendi, kamera kaydı var.' Cevap: 'Kamera açısı yanıltıcı olabilir." Ben artık ne diyeceğimi bilemedim. Çocuk itiraf ediyor, anne reddediyor. Kamera gösteriyor, anne 'açı yanıltıcı" diyor. Bu anne, çocuğu elinde bıçakla yakalansa 'bıçak kendi geldi' der."
Bu Veliyi Nasıl Tanırsınız?
« Çocuğun her şeyine karışır. (Oturma düzeninden yemek porsiyonuna kadar.)
«Sürekli kontrol eder. (Okula gelir, WhatsApp'tan takip eder, diğer velilerden istihbarat toplar.)
«“Benim çocuğum özel,” der. (Evet, özel ama 30 çocuğun hepsi özel.)
« Günde 10'dan fazla mesaj atar. (Bazen 10 mesajın hepsi aynı konuda.)
Çocuğun Durumu
Bağımsız olamıyor. (Annesine sormadan kalem bile seçemiyor.)
Her şeyde “Annem ne der?” diye düşünüyor.
Karar alamıyor. (Teneffüste ne oynayacağına bile karar veremiyor.)
Sürekli onay bekliyor. (Her cümlesinden sonra öğretmenin yüzüne bakıyor: “Doğru mu yaptım?”)
...çocuğun her şeyine karışan veli. Sabahtan akşama kadar kontrol. Bu veli, çocuğun hayatını bir dron gibi tepeden izliyor. Helikopter değil artık, dron anne-baba.
“O benim tek çocuğum. Çok değerli. Ona bir şey olursa dayanamam.”
Bu veli, tüm yumurtalarını bir sepete koymuş. O sepeti Titanik gibi batırmamak için her şeyi yapıyor.