Önce hedefi seçmek lazımdır. Bu hedef de başkasının yerinde olmak değil, kendi yerinde olmaktır. İnsanın kendi yerini doldurması için de bilgi dünyasında hayli mesafe katetmesi lazımdır.
Yalnız bir şeyle meşgul olan, bütün dikkatlerini bir mevzu üzerine toplayanlar muvaffak olurlar. Bu gibiler başkalarının ne yaptıklarına bakmazlar bile. Hele onların yerinde olmayı akıllarına bile getirmezler. Dikkatleri bir noktaya takılmıştır veya işlerinin peşine düşmüşlerdir. Sonunda bütün engelleri kırarak gayelerine kavuşurlar.
Çileği seven, ondan zevk alan adam, çilekten hoşlanmayan adamın bilmediği, tadamadığı bir zevke sahip demektir...bir futbol maçını seyretmekten hoşlanan adam, futboldan hoşlanmayan adamdan daha üstündür. Gene aynı şekilde okumayı seven adam sevmeyenden daha üstündür. Hayatta bir insanın alakalanabilecegi mevzular çoğaldıkça mesut olmak imkanı da çoğalır.