Bir insan sadece hafızadan ibaret değildir. Duyguları, iradesi, duyarlılıkları, manevi varlığı... ve işte burada... ona dokunabilir ve köklü değişimi görebilirsin.
Bir insan ayağını veya gözünü kaybettiğinde, neyi kaybettiğini bilir, ama benliğini -kendini- kaybederse bunu bilemez, çünkü bunu bilecek bir "ben" artık ortalıkta yoktur.
Hayatımızı oluşturan şeyin hafıza olduğunu fark etmek için ufaktan da olsa hafızanızı kaybetmeye başlamanız gerekiyor. Hafızasız bir yaşam esasında yaşam değildir. Hafızamız bütünlüğümüz, mantığımız, duygumuz, hatta eylemimizdir. Onsuz biz bir hiçiz.