Hayır! Yetmiyor
Aşkları,ayrılıkları ve büyük serüvenleri anlatmaya
İyi bir şiir bile bazen.
Ama ben yine de hep anlatıp durdum
Ne varsa ve neyi yaşamışsam
Dövüşmesini bildiğim kadar.
Ahmet telli
Doğayı, yaşamı nasıl koşulsuzca sevdiğimi daha iyi anladım.Doğayı ve kendimi özgürce, doludizgin yaşama bende tarifsiz bir haz duygusu uyandırıyor, öyle ki, ne zaman bir şarkıda dağ sözü geçse, dağlarla ilgili bir konu açılsa, bir dağ fotoğrafı görsem hâlâ tüylerim ürperir.
"Ne zaman su içmek için bir pınara eğilsem, o canlı suyun da benim gibi susamış olduğunu görürüm,
ve ben onu içerken o da beni içer"(Ermiş) Halil Cibran
Doğaya duyduğum özlemi ve susuzluğu bastıramaz hale gelip de ne zaman kendimi doğaya atsam, dağlara tırmansam, o dağın da beni beklediğini, beni özlediğini hissederim. Ben onu doyasıya yaşarken o da beni yaşar.
Arthur Rimbaud’nun dediği gibi:
Ne bir söz, ne düşünce, yalnız bitmeyen bir düş ve yüreğimde sevgi;
büyük, sonsuz, umutlu,
Çekip gideceğim, çingene gibi,
başı boş,doğada, bir kadınla birlikte gibi mutlu."
Şunu da biliyorum ki, gençlik bir kez elden gitti mi bir daha geri gelmez, bu yüzden yaşamda hiçbir şeyi ertelemeyeceğim ve hiçbir şey için pişmanlık duymayacağım. Sırt çantamı taşıyabildiğim sürece de gezilere ve daha zorlu, daha yüksek dağlara tırmanmaya devam edeceğim ve her seferinde bir fırtına sırasında Neptunus’a seslenen Yunanlı balıkçı gibi diyeceğim ki
"Ey Tanrı, beni ister kurtar ister mahvet, ben dümenimi kırmadan dosdoğru gideceğim."
Ve son olarak da küçük bir Zen şiiri:
"Kemancı çalar,Kimse dinlemese bile
Kemancı yine de çalar."
ANLAR
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
ÖLÜYORUM...
Jorge Luis BORGES