Bir nefis muhasebesine ihtiyacımız var. İnsan kılığında sırtlanların cirit attığı bir vadide, öze dönmek, kendi kusurlarımızın farkına varmak, "az gidilen yol"un delilerini "çok gidilen yol"un kurnazlarından ayırmak zorundayız.
İnanmak, helal ile haram arasındaki sınırların belirsizleşmesine takat yetiremiyorsa kime ne diyebiliriz? İnanmak, benliklerimizi eritip bizi daha düzgün, daha emin insanlar haline getiremiyor ve fakat haris benliklerimizin şekil ve kıvamını alıyorsa, tamahkâr istilasından bizi ne koruyabilir?
Onlar yaşamak için değil yaşatmak için yaşayanlar,
Kurtulma derdi oldukları için kurtarmak için çırpınanlar,
Başkalarının iman selameti uğruna,
Yanmayı göze alanlar,başkasının günahına ağlayanlar...
Eğer kibrin bir çaresi varsa,bu kesinlikle sevmek olmalıydı...Çünkü sevmek,kendinden başka bir şeye ya da birine değer vermek,önemsemek,ihtiyaç hissetmek,hatta kendisini sevmemize izin verdiği için minnet duymaktı...