Ömer Öztürk, bir alıntı ekledi.
07 May 13:12 · 10/10 puan

Evet tartışabilirsiniz 'değişmeyecek' doğrumu
"Ben böyle düşünüyorum.
Sizin itirazlarınız nelerdir?” demiyoruz ,artık.

Aklımız başımıza geldi.
Diyalog yerine bildiriyi koyduk.

“Doğru olan budur!” diyoruz,

“Bu doğruyu tartışabilirsiniz dilerseniz,
bu bizi ilgilendirmez.

Düşüş, Albert Camus (Sayfa 36 - Can)Düşüş, Albert Camus (Sayfa 36 - Can)

HÜDAPAR ve hdp ittifak soylentileri dogrumu?? Eger boyle birsey varsa HUDAPAR kendi kendini ipe goturmus demektir.

"Yanlışı savunup kalabalıkları arkama katmaktansa, doğrumu savunup yalnız kalmayı tercih ederim."

-Mahatma Gandhi

Mutluluktan yoksun olan birine mutluluk verdim.
Cebimde yoktu kalbimden
Elimde yoktu dilimden
Günümde yoktu, ömrümden verdim.
Sonucu ne olursa olsun, iyilik verdim.
Aldığım ne olursa olsun, tebessüm verdim.
Kendimi aldım, mutsuzluğun yerine verdim.
Şimdi bana verilen mutsuzluğu yaşıyorum.
Sorun değil, mutsuzluk.
İnsan yalnız da mutsuz olabilir.
Çünkü benim mutsuz olmak için sana ihtiyacım yok.
Aldığın mutluluk sana ne kadar yeter bilmem.
Ama verdiğin mutsuzluk bitecekmiş gibi değil. "Şimdi sana kim dedi ki mutluluk ver." Diye sızlanabilirsin.
Tıpkı yokluğunda sızlayan özlem duygum gibi.
"Tam da şimdi özlemek senin neyine." diyebilirsin.
Doğru dersin, benim ki özlemi aşalı çok oldu.
"Yalnızlık tercih edilemez bir gerçektir." Derler. Doğrumu derler bilmem ama,
Umutlarla savaşır.
Hayallerle savaşır.
En çokta kendiyle savaşır bu yalnızlık.
Gerçek olamayacak kadar boş olduğu için.
Sende savaşır ve kaçarsın.
Kaybetmekten korktuğun için.
Susmak yani, ağır bastığından.

Mutluluktan yoksun olan birine mutluluk verdim.
Cebimde yoktu kalbimden
Elimde yoktu dilimden
Günümde yoktu, ömrümden verdim.
Sonucu ne olursa olsun, iyilik verdim.
Aldığım ne olursa olsun, tebessüm verdim.
Kendimi aldım, mutsuzluğun yerine verdim.
Şimdi bana verilen mutsuzluğu yaşıyorum.
Sorun değil, mutsuzluk.
İnsan yalnız da mutsuz olabilir.
Çünkü benim mutsuz olmak için sana ihtiyacım yok.
Aldığın mutluluk sana ne kadar yeter bilmem.
Ama verdiğin mutsuzluk bitecekmiş gibi değil. "Şimdi sana kim dedi ki mutluluk ver." Diye sızlanabilirsin.
Tıpkı yokluğunda sızlayan özlem duygum gibi.
"Tam da şimdi özlemek senin neyine." diyebilirsin.
Doğru dersin, benim ki özlemi aşalı çok oldu.
"Yalnızlık tercih edilemez bir gerçektir." Derler. Doğrumu derler bilmem ama,
Umutlarla savaşır.
Hayallerle savaşır.
En çokta kendiyle savaşır bu yalnızlık.
Gerçek olamayacak kadar boş olduğu için.
Sende savaşır ve kaçarsın.
Kaybetmekten korktuğun için.
Susmak yani, ağır bastığından.

Musa DOĞAN, bir alıntı ekledi.
11 Nis 12:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Arkadaşlar bu görüşe ne diyor sunuz ? Sizce doğrumu?
"Erkekler her zaman bir kadının ilk aşkı olmak ister. Bu onların manasız gururu. Biz kadınlar bu konularda çok daha incelikli içgüdülere sahibiz. Bizim isteğimiz bir adamın son ilişkisi olmaktır."

Önemsiz Bir Kadın, Oscar Wilde (Sayfa 32 - Kültür yayınları)Önemsiz Bir Kadın, Oscar Wilde (Sayfa 32 - Kültür yayınları)

Ahde Vefa

Ahde Vefa

Hz.Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler, derlerki
-Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.
Bu söz üzerine Hz.Ömer suçlanan gence dönerek:
-Söyledikleri doğrumu diye sorar.
Suçlanan genç derki evet doğru bu söz üzerine Hz Ömer:
-Anlat bakalım nasıl oldu diye sorar.
Bunun üzerine genç anlatmaya başlar,derki :
-Ben bulunduğum kasaba hali vakti yerinde olan bir insanım ailemle beraber gezmeye çıktık kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Hayvanlarımın arasında bir güzel atım varki dönen bir defa daha bakıyor hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyva koparmasına engel olamadım, arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı atım oracıkta öldü, nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım babası öldü, kaçmak istedim, fakat arkadşlar beni yakaladı,durum bundan ibaret,dedi.
Bu söz üzerine Hz Ömer söyleyecek bir şey yok bu suçun cezası idam, madem suçunu da kabul ettin...
Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:
-Efendim bir özrüm var, ben memleketinde zengin bir insanım babam rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı, gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım şimdi siz bu cezayı ifnaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettğiniz için Allah indin'de sorumlu olursunuz, bana üç gün izin veriseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün için de yerime birini bulurum der.
Hz Ömer dayanamaz derki:
-Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalırki? der,
Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar derki,
-Bu zat benim yerime kalır, o zat Hz peygamber (s.a.v) efendimizin en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelen Amr ibni Asr' dan başkası değildir. Hz Ömer Amr 'a dönerek
-Ey amr delikanlıyı duydun, der.
O yüce sahabi:
-Evet, ben kefili, der ve genç adam serbest bırakılır.

Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur, Medinenin ileri gelenleri Hz Ömere çıkarak gencin gelmeyeceğini, dolayısıyla Amr ibni Asr'a verilecek idamın yerine, maktülün diyetinin verilmesini teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz, derler.
Hz Ömer kendinden beklenen cevabı verir, derki,
-Bu kefil babam olsa farketmez, cezayı infaz ederim.
Hz Amr ibni Asr ise tam bir teslimiyet içerisinde derki,
-Biz de sözümüzün arkasındayız.
Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür.
Hz Ömer gence dönerek derki,
-Evladım gelmeme gibi önemli bir fırsatın vardı neden geldin.
Genç vakurla başını kaldırır ve:
-Ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim, der.
Hz Ömer başını bu defa çevirir ve Amr ibni Asr'a derki,
-Ey amr sen bu delikanlıyı tanımıyorsun nasıl oldu da onun yerine kefil oldun?
Amr ibni Asr :
-Bu kadar insanın içerisinden beni seçti, insanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim der.
Sıra gençlere gelir derlerki,
-Biz bu davadan vazgeçiyoruz, bu sözün üzerine Hz Ömer :
-Ne oldu biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?
Gençlerin cevabı dehşetlidir :
- Merhametsiz insan kalmadı demeyesiniz diye.

(Gandhi)
”Yanlışı savunup kalabalıkları arkama katmaktansa, doğrumu savunup yalnız kalmayı tercih ederim.”

İlknur Demir, bir alıntı ekledi.
09 Mar 12:59 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Hocam, " piyanonun ölümü" dedi usulca. Buna ölüm demek doğrumu bilemem ama piyanoların da son nefeslerini verirken bir insan gibi inlediklerini duydum...

Son Talika, Sabriye Cemboluk (Sayfa 526 - Ceren Yayıncılık)Son Talika, Sabriye Cemboluk (Sayfa 526 - Ceren Yayıncılık)

Kızlar Bu Doğrumu ?

Bir erkeği kadının gözünde yakışıklı yapan Tipi değil, karakteridir