• -Tamamını okumayı düşündüğüm için paylaşmak istedim-
    1.Sineklerin Tanrısı - William Golding
    2.Bilinmeyen Adanın Öyküsü - José Saramago *Telif hakkı başka yayınevinde*
    3.Otomatik Portakal - Anthony Burgess
    4.Casus - Joseph Conrad
    5.Korku Vadisi - Arthur Conan Doyle
    6.Vahşetin Çağrısı - Jack London
    7.Aforizmalar - Franz Kafka
    8.Kopyalanmış Adam - José Saramago *Telif hakkı başka yayınevinde*
    9.Dört Oyun - Bernard Shaw
    10.Beyaz Diş - Jack London
    11.Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz - Miguel de Unamuno
    12.Dörtlerin Yemini - Arthur Conan Doyle
    13.A.B.D / 42. Enlem - John Dos Passos
    14.Üç Büyük Usta - Stefan Zweig
    15.Kendileriyle Savaşanlar - Stefan Zweig
    16.Oda Müziği-Bütün Şiirleri -James Joyce
    17.Küskün Kahvenin Türküsü - Carson McCullers
    18.Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar - Stefan Zweig
    19.Bahçede Eğlence - Katherine Mansfield
    20.A.B.D / 1919 - John Dos Passos
    21.Satranç - Stefan Zweig
    22.Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig
    23.Demir Ökçe - Jack London
    24.Mozart ve Deyyuslar - Anthony Burgess
    25.Çocuksu Bir Şey - Katherine Mansfield
    26.Dönüşüm - Franz Kafka
    27.Kule - William Golding
    28.Ermiş - Halil Cibran
    29.Altın Gözde Yansımalar - Carson McCullers
    30.Bir Yazarın Günlüğü - Virginia Woolf
    31.Deniz Kurdu - Jack London
    32.Kum ve Köpük - Halil Cibran
    33.Huckleberry Finn’in Maceraları - Mark Twain
    34.Martı - Anton Pavloviç Çehov
    35.Vanya Dayı - Anton Pavloviç Çehov
    36.Bir Hanımefendinin Portresi - Henry James
    37.Çocukluğum - Maksim Gorki
    38.Martin Eden - Jack London
    39.Ayaktakımı Arasında - Maksim Gorki
    40.Bütün Şiirlerinden Seçmeler - Rainer Maria Rilke
    41.Bir Elin Sesi Var - Anthony Burgess
    42.Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı - Pablo Neruda
    43.Şato - Franz Kafka
    44.Yıldız Gezgini - Jack London
    45.Meczup - Halil Cibran
    46.Küçük Burjuvalar - Maksim Gorki
    47.Genç Bir Doktorun Günlüğü - Mihail Bulgakov
    48.Gitanjali-İlahiler - Rabindranath Tagore
    49.Dava - Franz Kafka
    50.Ben, Claudius - Robert Graves
    51.Ellerin Zamanlarla Dolu - Paul Celan
    52.Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat - Stefan Zweig
    53.Deniz Feneri - Virginia Woolf
    54.Piramit - William Golding
    55.Karmaşık Duygular - Stefan Zweig
    56.Gog (I-II) - Giovanni Papini
    57.Korku - Stefan Zweig
    58.Ölümcül Yumurtalar - Mihail Bulgakov
    59.Çatal Dil - William Golding
    60.Ekmeğimi Kazanırken - Maksim Gorki
    61.Yakıcı Sır - Stefan Zweig
    62.Dr. Jekyll ile Bay Hyde - Robert Louis Stevenson
    63.Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerald
    64.Köpek Kalbi - Mihail Bulgakov
    65.Gömülü Şamdan - Stefan Zweig
    66.Olağanüstü Bir Gece - Stefan Zweig
    67.Gezgin - Halil Cibran
    68.Benim Üniversitelerim - Maksim Gorki
    69.Mürebbiye - Stefan Zweig
    70.Tanrı Claudius - Robert Graves
    71.Üç Kız Kardeş - Anton Pavloviç Çehov
    72.Ay’a Yolculuk - Jules Verne
    73.Doktor Hastalandı - Anthony Burgess
    74.Tom Sawyer’in Maceraları - Mark Twain
    75.Felice’ye Mektuplar - Franz Kafka
    76.Vişne Bahçesi - Anton Çehov
    77.Boyalı Peçe - W. Somerset Maugham
    78.Feniçka - Lou Andreas-Salome
    79.Serbest Düşüş - William Golding
    80.Ceza Kolonisinde ve Diğer Öyküler - Franz Kafka
    81.Amerika - Franz Kafka
    82.Babaya Mektup - Franz Kafka
    83.Arayışlar - Lou Andreas-Salome
    84.Dalgalar - Virginia Woolf
    85.İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları
    86.Ermişin Bahçesi - Halil Cibran
    87.Amok Koşucusu - Stefan Zweig
    88.Clarissa - Stefan Zweig
    89.Define Adası - Robert Louis Stevenson
    90.Bir Çöküşün Öyküsü - Stefan Zweig
    91.Anne Frank’ın Hatıra Defteri - Anne Frank
    92.Doktor Ox’un Deneyi - Jules Verne
    93.Yalnız Bir Avcıdır Yürek - Carson McCullers
    94.Seksen Günde Dünya Gezisi - Jules Verne
    95.İnsanın Esareti - W. Somerset Maugham
    96.Mutlu Prens - Oscar Wilde
    97.Alice Harikalar Diyarında - Lewis Carroll
    98.Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig
    99.Pinokyo - Carlo Collodı
    100.Doktor Moreau’nun Adası - H. G. Wells
    101.Duvarcı Ustası Don Gesualdo - Giovanni Verga
    102.Altıncı Koğuş - Anton Çehov
    103.Lord Jım - Joseph Conrad
    104.Mecburiyet - Stefan Zweig
    105.Artamonovlar - Maksim Gorki
    106.Görünür Karanlık - William Golding
    107.Zaman Makinesi - H. G. Wells
    108.Ottla’ya ve Aileye Mektuplar - Franz Kafka
    109.Ruth - Lou Andreas-Salome
    110.Zacharius Usta - Jules Verne
    111.Bir Kuzey Macerası - Jack London
    112.Geçmişe Yolculuk - Stefan Zweig
    113.Leonardo’nun Yahuda’sı - Leo Perutz
    114.Usta ve Margarita - Mihail Bulgakov
    115.Üç Yıl - Anton Çehov
    116.Kızıl - Stefan Zweig

    •Lütfen yazım yanlışı varsa söyleyin düzelteyim.
    •Yeni kitaplar çıktıkça düzelteceğim
  • 1.Sineklerin Tanrısı - William Golding
    2.Bilinmeyen Adanın Öyküsü - José Saramago *Telif hakkı başka yayınevinde*
    3.Otomatik Portakal - Anthony Burgess
    4.Casus - Joseph Conrad
    5.Korku Vadisi - Arthur Conan Doyle
    6.Vahşetin Çağrısı - Jack London
    7.Aforizmalar - Franz Kafka
    8.Kopyalanmış Adam - José Saramago *Telif hakkı başka yayınevinde*
    9.Dört Oyun - Bernard Shaw
    10.Beyaz Diş - Jack London
    11.Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz - Miguel de Unamuno
    12.Dörtlerin Yemini - Arthur Conan Doyle
    13.A.B.D / 42. Enlem - John Dos Passos
    14.Üç Büyük Usta - Stefan Zweig
    15.Kendileriyle Savaşanlar - Stefan Zweig
    16.Oda Müziği-Bütün Şiirleri -James Joyce
    17.Küskün Kahvenin Türküsü - Carson McCullers
    18.Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar - Stefan Zweig
    19.Bahçede Eğlence - Katherine Mansfield
    20.A.B.D / 1919 - John Dos Passos
    21.Satranç - Stefan Zweig
    22.Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig
    23.Demir Ökçe - Jack London
    24.Mozart ve Deyyuslar - Anthony Burgess
    25.Çocuksu Bir Şey - Katherine Mansfield
    26.Dönüşüm - Franz Kafka
    27.Kule - William Golding
    28.Ermiş - Halil Cibran
    29.Altın Gözde Yansımalar - Carson McCullers
    30.Bir Yazarın Günlüğü - Virginia Woolf
    31.Deniz Kurdu - Jack London
    32.Kum ve Köpük - Halil Cibran
    33.Huckleberry Finn’in Maceraları - Mark Twain
    34.Martı - Anton Pavloviç Çehov
    35.Vanya Dayı - Anton Pavloviç Çehov
    36.Bir Hanımefendinin Portresi - Henry James
    37.Çocukluğum - Maksim Gorki
    38.Martin Eden - Jack London
    39.Ayaktakımı Arasında - Maksim Gorki
    40.Bütün Şiirlerinden Seçmeler - Rainer Maria Rilke
    41.Bir Elin Sesi Var - Anthony Burgess
    42.Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı - Pablo Neruda
    43.Şato - Franz Kafka
    44.Yıldız Gezgini - Jack London
    45.Meczup - Halil Cibran
    46.Küçük Burjuvalar - Maksim Gorki
    47.Genç Bir Doktorun Günlüğü - Mihail Bulgakov
    48.Gitanjali-İlahiler - Rabindranath Tagore
    49.Dava - Franz Kafka
    50.Ben, Claudius - Robert Graves
    51.Ellerin Zamanlarla Dolu - Paul Celan
    52.Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat - Stefan Zweig
    53.Deniz Feneri - Virginia Woolf
    54.Piramit - William Golding
    55.Karmaşık Duygular - Stefan Zweig
    56.Gog (I-II) - Giovanni Papini
    57.Korku - Stefan Zweig
    58.Ölümcül Yumurtalar - Mihail Bulgakov
    59.Çatal Dil - William Golding
    60.Ekmeğimi Kazanırken - Maksim Gorki
    61.Yakıcı Sır - Stefan Zweig
    62.Dr. Jekyll ile Bay Hyde - Robert Louis Stevenson
    63.Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerald
    64.Köpek Kalbi - Mihail Bulgakov
    65.Gömülü Şamdan - Stefan Zweig
    66.Olağanüstü Bir Gece - Stefan Zweig
    67.Gezgin - Halil Cibran
    68.Benim Üniversitelerim - Maksim Gorki
    69.Mürebbiye - Stefan Zweig
    70.Tanrı Claudius - Robert Graves
    71.Üç Kız Kardeş - Anton Pavloviç Çehov
    72.Ay’a Yolculuk - Jules Verne
    73.Doktor Hastalandı - Anthony Burgess
    74.Tom Sawyer’in Maceraları - Mark Twain
    75.Felice’ye Mektuplar - Franz Kafka
    76.Vişne Bahçesi - Anton Çehov
    77.Boyalı Peçe - W. Somerset Maugham
    78.Feniçka - Lou Andreas-Salome
    79.Serbest Düşüş - William Golding
    80.Ceza Kolonisinde ve Diğer Öyküler - Franz Kafka
    81.Amerika - Franz Kafka
    82.Babaya Mektup - Franz Kafka
    83.Arayışlar - Lou Andreas-Salome
    84.Dalgalar - Virginia Woolf
    85.İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları
    86.Ermişin Bahçesi - Halil Cibran
    87.Amok Koşucusu - Stefan Zweig
    88.Clarissa - Stefan Zweig
    89.Define Adası - Robert Louis Stevenson
    90.Bir Çöküşün Öyküsü - Stefan Zweig
    91.Anne Frank’ın Hatıra Defteri - Anne Frank
    92.Doktor Ox’un Deneyi - Jules Verne
    93.Yalnız Bir Avcıdır Yürek - Carson McCullers
    94.Seksen Günde Dünya Gezisi - Jules Verne
    95.İnsanın Esareti - W. Somerset Maugham
    96.Mutlu Prens - Oscar Wilde
    97.Alice Harikalar Diyarında - Lewis Carroll
    98.Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig
    99.Pinokyo - Carlo Collodı
    100.Doktor Moreau’nun Adası - H. G. Wells
    101.Duvarcı Ustası Don Gesualdo - Giovanni Verga
    102.Altıncı Koğuş - Anton Çehov
    103.Lord Jım - Joseph Conrad
    104.Mecburiyet - Stefan Zweig
    105.Artamonovlar - Maksim Gorki
    106.Görünür Karanlık - William Golding
    107.Zaman Makinesi - H. G. Wells
    108.Ottla’ya ve Aileye Mektuplar - Franz Kafka
    109.Ruth - Lou Andreas-Salome
    110.Zacharius Usta - Jules Verne
    111.Bir Kuzey Macerası - Jack London
    112.Geçmişe Yolculuk - Stefan Zweig
    113.Leonardo’nun Yahuda’sı - Leo Perutz
    114.Usta ve Margarita - Mihail Bulgakov
    115.Üç Yıl - Anton Çehov
    116.Kızıl - Stefan Zweig
    117.Bir Safdilin Hatıra Defteri - Arkadi Averçenko
    118.Kırık Kanatlar - Halil Cibran

    •Lütfen yazım yanlışı varsa söyleyin düzelteyim.
    •Yeni kitaplar eklendikçe düzenlenecektir.
  • kıdemli blok muhafizımız F, bir gün bana şunları söyledi: "Sana bir sey
    anlatmak istiyorum, Doktor. Garip bir rüya gördüm. Rüyamda bir ses, bir şey isteyebileceğimi, bilmek istediğim şeyi söylememin yeterli olduğunu, ne sorarsam sorayım yanit verebileceğini
    söyledi. Ne sordum dersin? Savaşın benim için ne zaman biteceğini sordum. Ne dediğimi anlıyorsun: Benim için! Kampımızın ne zaman özgürlüğe kavuşacağıni, acilarımizin ne zaman biteceğini bilmek istedim.
    Peki bu rüyayi ne zaman gördün?" diye sordum
    1945 Subati'nda," diye yanıtladi. Rüyayı anlattiğinda Mart
    başlarıydı.
    Ruyandaki ses ne dedi?"
    Otuz Mart," diye fisildadı saklamak istercesine
    F bu rüyayi bana anlattiğında hâla umut doluydu ve rüyadaki sesin doğru çikacağina inanıyordu. Ama vadedilen gün yaklaştıkça, kampa ulaşan savaş haberleri, vadedilen günde özgür olmamızın pek de olası olmadığını gösteriyordu. Yirmi dokuz mart günü F ansızın hastalandi ve ateşi çok yükseldi. Kehanetinin ona savaşın ve aciların onun için biteceğini söylediği otuz
    Mart günü hezeyana girdi ve bilincini yitirdi. Otuz bir Mart günü ölmüştü.

    Dişaridan bakıldığinda ölüm nedeni tifüstü
    Bir insanın ruhsal durumuyla -cesareti ve umudu ya da bunların bulunmayışı -vücudunun bağışıklık durumu arasında ne kadar yakın bir ilişki olduğunu bilenler, umut ve cesaretin
    birdenbire yitirilmesinin öldürücü bir etkisi olabileceğini anlayacaktır.

    Arkadaşımın ölümünün nihai nedeni, beklediği özgürlüğün gelmemesi ve ağır bir düşkırıklığı yaşamasıydi. Bu, vücudunun uykuda olan tifüs salginina karşı direncini birdenbire
    düşürmüştü. Geleceğe olan inancı ve yaşama istemi felce uğramis ve bedeni hastaliğa yenik düşmüştü; böylece rüyasındaki ses haklı çıkmıştı
  • " 'Röngenci olmak şair olmaktan daha mı iyi sizce?'
    'Ah evet' Mesleki bir coşkuyla konuştu: 'Ne de olsa hayat kurtarıyoruz öyle değil mi?'
    'Ne için?'
    'Ne demek istiyorsunuz, ne için?'
    'Hayat kurtarmaktaki amacınız ne? İnsanların ne için yaşamasını istiyorsunuz?'
    'Bu' dedi kadın resmi bir tavırla: 'Benim sorunum değil. Eğitimim sırasında bundan bahsedilmedi..."
  • Aslında uzun zaman -bu hesabımdan- Oğuzcum Atay'dan bahsetmeyecektim. Bugün Oğuz'un iletisinde ( #27168183 ) adımı görmeseydim, yine de bunu paylaşmayacaktım. Ama evdeki hesap çarşıya uymaz dedikleri şey bir gerçektir. Bunun üzerine ben de daha önce Oğuzcum Atay ile ilgili yazmış olduğum bu yazıyı tekrar paylaşmak istedim. Keyifli okumalar...



    Eskiden bana sorulduğunda, “En sevdiğin yazar kim?” diye, verecek bir cevabım olmazdı. Kimseye söyleme cesaretim yoktu ama neredeyse hiçbir yazarı tanımazdım... Ama artık O var.

    O, her zaman farklıydı. Sene 70’li yıllardı. Her yazar, toplumsal konulara eğilmişti.. Yapılmaya çalışılan darbeler, devrimler, köyden kente yapılan göçler, öğrenci olayları vs.. Yazarların konusu bunlardı. O, döneminin aksine bireye, yalnızlığına ve bireyin toplumdan dışlanmasına, topluma tutunamamasına yöneldi. Tutunamayanları anlattı. O, akranlarının arasındaydı. Onlarla birlikte sohbetlerdeydi. O da devrimciydi. Solcuydu. Arkadaşlarıyla birlikte bu tarz yayın yapan dergi çıkardığını öğrendiğimde şaşırmıştım. Ayrıca kendisine olan hayranlığım da artmıştı. Solcu ve ya devrimci olmasından değil, onlar gibi olmasına rağmen onlardan farklı olmasından dolayı daha çok sevmiştim. Farkını ortaya koymuştu yine... Akranları, sanki “Toplumu düzeltelim, şimdiki önemli konumuz bu!” dedikçe o, sanki onlardan farklı olarak geleceği görmüş, bireyin yalnızlığını sezmiş ve bunları işlenmişti.. Hani vardır ya, döneminin ötesinde yaşayan isimler, işte o bu isimlerdendi. Bu farkı, ona çok büyük bir dezavantaj olarak dönecekti. Okunmamak!..

    Evet, günümüzde popüler kültürün neredeyse kurbanı olacak bu güzide isim, kendi döneminde okunmuyordu. Şimdi neredeyse yüzlerce kez basılmış kitapları, milyonlarca sayıyı bulmasına rağmen, kendi döneminde ikinci baskıyı bile görememişti. İnsanlar, o zamanlar bireyci değildi. Toplumcuydular. Toplumsal konuların arkasındaydılar. Okunmuyordu ama o yazmaktan da vazgeçmiyordu. Sene 70 olduğunda, yazdığı ilk eserini yarışmaya yolladı. Kaybedeceğini umarak... Ama Onu şaşırtan olay yaşandı. Kazanmayacağını sandığı romanı, yarışmadan birincilikle dönmüştü. Ama bu, kitabın yayınlanması için yeterli olmamıştı. Kitap 734 sayfaydı ve bu rakam, dönemi için aşırı yüksekti. Çalmadığı kapı kalmamıştı. Her yerden ret cevabını aldı. Ama yılmamıştı. Son yayın evinden de ret cevabını alınca, ümidi tükenmek üzereydi. Ve bir telefon! Kitabı yayımlanmak isteniyordu. Cesur bir yayıncı, nihayet elini taşın altına koymayı başarmıştı. Belki de bugün kendisiyle tanışmamız, ismini duymuş olmamız bu cesur yayıncı, bu cesur yayınevi sayesindedir. Yalnız bir sorun var! Kitap tek cilt basılamazmış, kimse okumazmış. Ohh! Derin bir nefes alabiliriz. İki cilt de olsa, kitap yayınlanmıştı ya... Gerisi hikayeydi.

    Ve ikinci kitap! Aman yarabbi, bu nasıl bir beyin ki, daha ilk kitabın yazımı yeni bitmişken ikincisine başlıyor. Belli ki temelleri ilk kitabın yarısında atılmış. Bu öyle bir kitap ki, her kefeye sığar. Her tür altında incelenmesi mümkündür. Roman dersen roman, biyografi dersen biyografi, deneme dersen deneme... Ne istersen onu de... Hikmet! Ah Hikmet! Nasıl bir karaktersin sen? Nasıl bir zekanın ürünüsün? Söyler misin? Hikmet, bizden biri. Ama bizim dışımızda. Bize benziyor ama değil. Toplumdan dışlanmış basit bir karakter, ama yazarın da kendisi! Aynı anda, muzdarip ruhların hamisi, yol göstericisi... Sırdaş, arkadaş, candaş.. Ve en sevgilisi, onun Bilgesi.. Yazarın sevdiceği, Seydisi... Romanın bilgili, alim kişisi.. Sevgili Bilge’si... Şimdi romanı üç aşamada değerlendirme vakti. Bir; toplumdan soyutlanmış bir karakter olan Hikmet’in hikayesi. İki; yazarın kendi hikayesi. Üç; mustarip ruhların kutsal kitabı... Hikmet, üç ayrı kişi. Basit roman karakteri, yazarın kendi hali ve Tutunamayanların Peygamberi... İsa’sı.. Kitabı nasıl kurgulamışsa (sanırım üst kurgu deniliyordu bu olaya) karakteri İsa ile birleştirmiş.. Son yemeğini yediriyor tıpkı onun gibi.. Tıpkı Tutunamayanlar’da Selim gibi.. Hepsi birer İsa, hepsi birer havari... Hepsi birer kurtarıcı Mesih... Yol gösterici... Olayı abarttığımı düşünebilirsiniz ama doğru pencereden baktığınızda göreceksiniz ki, bu karakterler bir yönüyle Tutunamayanların efendisi...

    Ve diğer eserler, Oyunlarla Yaşayanlar, Korkuyu Beklerken, Eylembilim... Her biri bambaşka bir evren, bambaşka bir şaheser.. Ve tabii ki Mustafa İnan.. Unutmamak gerek.. Her telden çalabildiğini gösteriyor adeta bize.. Roman de roman, hikaye de hikaye, tiyatro de tiyatro, biyografi de biyografi... Kalemi hepsinin altından kalkabilecek kadar güçlü...

    70’li yıllarda Türkiye’de bu tarz konu kimsede yokken, Avrupa bu konuları hatim etmişti. Şansını orada denemek istedi. Belki onu okumayan milleti dışında okur başka bir yazarın milleti.. Ama diğer milletler yazarlarına sadık kaldılar. Bizde var ondan deyip, oradan da geri postaladılar. Tutunamadı garibim. Kimse onu okumadı. “Beni de okuyun” dedi yalvarır gibi... Baktı ki, olacak gibi değil isteyerek, “Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?” dedi hesap sorar gibi... Ama hala bir yanı buruk.. Oyununu da kimse istemedi, tıpkı oyundaki karakteri Coşkun gibi.. Aydınları eleştirdi, okuru eleştirdi. Toplumu eleştirdi, kendisini eleştirdi. Aykırıydı, farklıydı. Kalemi güçlüydü. Kuvvetliydi. Daha yazacağı çok roman vardı. Ama olmadı. Tümörü izin vermedi. Hayatta yaşadığı engeller yetmezmiş gibi bir de tümör çıkmıştı. “Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu yüzden beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor.” dedi. Ama kimse dinlemedi. Tutunamadı, tutunmadı. Belki de başta kendisi tutunmak istemedi. Ama sonra isteyince de olmadı. Kimse tutmadı. Varlığını bilmedi.

    Ve 1976, ağır bir şekilde hastalandı. Hastaneye kaldırıldı. Sonra 77... Biraz toparlanır gibi oldu. Dışarı çıktı yine hastalandı. En son kendi ülkesine tekrar yollandı. Aralık ayındaydı.. Arkadaşlarıyla evde oturuyordu. Banyoya gitti sonra.. Uzun süre ses Çıkmadı. Sonrasında bir gümbürtü... Arkadaşları telaşla kapıyı vurdular. “Oğuz! Oğuz! İyi misin?” İçeriden bir ses geldi. “MERAK ETMEYİN ÖLMEDİM DAHA!” Bu sözler, Oğuz Atay’ın son sözleri oldu. İkinci kapıyı vuruşlarında ses seda yoktu. O, artık yoktu!... Tutunamayanların Mesih’i göçmüştü artık...

    Sene 1984! Oğuz Mesih, Tutunamayanlar tarafından sahiplendi. Oyunlarla Yaşayanlar, Devlet Tiyatrosu tarafından (defalarca) oynandı. Artık ismini bilmeyen kalmadı. Yaşamımda ikinci baskıyı görmeyen kitapları, baskı üstüne baskı yaptı. Okundukça okundu. Her okuyan, “Nasıl oldu da bu kadar geç farkına vardık!?” diye hayıflandı. Ama olan olmuş, iş işten çoktan geçmişti. Ülkemiz sanatçı ve düşünürlerin bahtsız kaderi, bu sefer (bir kez daha) onunla tekerrür etti. Yaşarken onun kıymetini bilmeyen biz okurlarına “Beni okuyun!” diye rica eden bu güzide dostu, mümkün olduğunca okuyun ve arkadaşlarınıza da okutun...

    Yaşarken diyordun ya Oğuzcum; “Ben buradayım sevgili okurum. Sen neredesin acaba?” diye... Biraz geç kalmış bir karşılık olacak (kader işte..) ama, ben de diyorum ki, “Ben buradayım sevgili yazarım. Sen neredesin acaba?”

    Sahi, sen şimdi neredesin Oğuzcum Atay!..
  • "Televizyonda bir sürü saçmalık seyretmekten başka yapacak daha iyi şeylerim var."
    Anthony Burgess
    Sayfa 241 - Türkiye iş bankası
  • "Suçluluk duygusu iyileşmeyi geciktirir."
    Anthony Burgess
    Sayfa 239 - Türkiye iş bankası