ben tam unutmak üzereyken, o kanatlı canavar pike yapıyor, gagasıyla hafızamın kabuklarını yırtıp açıyor. geçmiş günahların ve geçmiş utançların canlı görüntüleri aniden gözlerimin önünde beliriyor ve o kadar çok korkuyorum ki çığlık atmak istiyorum. yerimde duramaz oluyorum.
toplum dediği tam olarak neydi? insanın çoğulu mu? toplum denen şey tam olarak nerede bulunuyordu? tüm hayatımı toplumdan korkarak, onu güçlü, ürkütücü ve korkutucu bir şey olarak hayal ederek yaşamıştım.
birileriyle birlikte yaşama işleri pek benlik değil. ne zaman "gençliğin samimiyeti ve coşkusu" ya da "gençliğin gururu" gibi şeyler konuşulduğunu duysam içim ürperirdi. bu tür konuşmalar, insanların bahsedip durduğu şu "okul ruhu" bana tamamen yabancıydı.