Pişmanlık tüm umutlarımı söndürmüştü. Geri dönüşü olmayan kötülüklerin sorumlusuydum ve yarattığım canavar yeni kötülükler yapacak diye her gün korkuyla yaşıyordum. İçimde belli belirsiz bir his, her şeyin bitmediğini ve canavarın yine öncekileri aratacak iğrençlikte, çarpıcı bir suç işleyeceğini söylüyordu. Geride sevdiğim bir şey kalmayıncaya dek, daima korkmam için bir neden vardı.
Ümitsizlik! Onu benden iyi kim bilebilirdi? Yaşamla ölüm arasındaki hazin sınırı yarın geçecek olan bu zavallı kurban, benimki kadar derin ve yakıcı bir acı hissetmiyordu.
Böyle insanlar çift yaradılışlıdır. Acılar içinde ve hüsranlarla harap olsalar da, kendi içlerine çekildiklerinde, hüznün ve ahmaklığın sızamadığı bir haleyle çevrili meleklere benzerler.