Hiç bir şey bilmeyen, hiç bir şeyi sevemez.
Hiç bir şey yapamayan, hiç bir şey anlamaz,
Hiç bir şey anlamayan, değersizdir,
Oysa anlayan kişi aynı zamanda sever, farkına varır, görür...
Bir şeyin aslında, ne kadar bilgi varsa daha fazla sevgi vardır..
Tüm yemişlerin böğürtlenlerle aynı zamanda olgunlaştığını düşleyen kişi, üzümlere ilişkin bir şey bilmiyor demektir.
PARACELSUS
Sevgi, sevilen insanın fiziksel varlığının çok çok ötesine geçer. Sevgi en derin anlamını, kişinin tinsel varlığında, iç benliğinde bulur. Sevilen kişinin gerçekte orada olup olmaması, yaşayıp yaşamaması, bir anlamda önemli olmaktan çıkıyor.
... İslam, anlama muhtaç yaratılmış insana, dünya sahnesinde anlamı bulması için verilmiş şanstır. İslam’ın verdiği perspektif, bu dünyayı küçültmez, aksine bu perspektif, dünyanın değerinin gerçek anlamda büyük olduğunu anlamanın yegane şansıdır. Bu perspektif; dünyanın, Allah’ın sanatı olduğunu ve Allah’la kuracağımız ilişkinin sahnesi olduğunu göstererek anlamını büyütür.