Uğur Fatih Alp

Uğur Fatih Alp
@dostoyevzsche
Okuduklarım, izlediklerim ve yazılarım. Kitaplar / Film-Dizi Alıntılar / İncelemeler
Radyo - Televizyon Yayıncılığı
Üniversite
Esenyurt - İstanbul
Bakırköy / İstanbul, 21 Temmuz 1988
37 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Bugün Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun doğum günü. Onu anlatmak gerçekten kolay değil; çünkü o sadece bir romancı değil, bir dönemin kronikçisi ve tanığıydı. Edebî Kişiliği ve Önemi Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Fecr-i Âti topluluğuyla edebiyata adım attı, sonra Millî Edebiyat akımına yöneldi. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e uzanan yaklaşık 75-100 yıllık toplumsal dönüşümü romanlarında adeta “nehir roman” tarzında işledi. Her romanı, Osmanlı’nın çöküş dönemindeki bir kurumun veya kesimin yozlaşmasını, değişimini ya da çatışmasını anlatır. Realist bir üslubu vardır; gözlem gücü çok yüksektir, karakterleri derinlemesine çizer ve eleştirel bir bakış açısıyla toplumun “hastalıklarını” teşhis eder. En önemli özelliği, kötümser ama gerçekçi bir dünya görüşüdür. Eski düzenin çöküşünü, yeni düzenin sancılarını, aydın-köylü kopukluğunu, batılılaşma taklitçiliğini ve Anadolu’nun iç yüzünü ustalıkla yansıtır. O, sadece hikâye anlatmaz; bir devri yazar. Önemli Eserlerinden Bazıları 📕 Kiralık Konak (1922): Osmanlı konak hayatının ve batılılaşma taklitçiliğinin çöküşü. 📕 Nur Baba (1922): Tekke ve tarikatların yozlaşması. 📕 Hüküm Gecesi (1927): Meşrutiyet dönemi siyasi entrikaları. 📕 Sodom ve Gomore (1928): İstanbul’un işgal yılları ve ahlaki çöküş. 📕 Yaban (1932): Millî Mücadele yıllarında aydın-köylü uçurumu; belki de en çarpıcı eserlerinden biri. 📕 Ankara (1934): Cumhuriyet’in kuruluş coşkusunu ve ideallerini. 📕 Panorama (1953-1954, iki cilt): Çok partili döneme geçişteki toplumsal panoraması. Anı kitapları: Zoraki Diplomat, Anamın Kitabı gibi.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kitaplardan Latince Kelimeler | Gülün Adı 📕
1000Kitap
Baskerville'li William manastırın gizli ve labirent gibi kitaplığında özellikle "Finis Africae" adlı yasak bölümde sonunda ele geçirdiği el yazmasını mum ışığında okumaya başlar. Birinci kitapta tragedyayı ele almış, acıma ve korku esinleyerek, nasıl bu duygulardan arınma sağladığını görmüştük. Söz verdiğimiz gibi, şimdi de güldürüyü (aynı zamanda hiciv ve mimi) ele alacak ve gülünç olandan zevk almayı esinleyerek, bu duyguyu sonunda nasıl arıttığını göreceğiz. Bu tutkunun –hayvanlar arasında yalnızca– Baskerville'li William manastırın gizli ve labirent gibi kitaplığında özellikle "Finis Africae" adlı yasak bölümde sonunda ele geçirdiği el yazmasını mum ışığında okumaya başlar. İnsanoğlunun gülme yeteneğine sahip olması açısından incelenmeye değdiğini, daha önce ruhla ilgili kitapta söylemiştik. Şimdi de, hangi davranış tipinin güldürünün mimesis’ini oluşturduğunu betimleyeceğiz; sonra güldürünün hangi araçlarla gülmeye yol açtığını inceleyeceğiz; bu araçlar davranış ve konuşmadır. Davranışların gülünçlüğün nasıl, en iyinin en kötüyle ve tam tersine en kötünün en iyiyle benzeştirilmesinden, yanıltarak şaşırtmadan, olanaksızdan, doğa yasalarının çiğnenmesinden doğduğunu göstereceğiz. İlişkisiz ve neden-sonuç bağıntısı olmayan şeylerden, kişiliklerin aşağılanmasından, gülünç ve kaba pantomimden, uyumsuzluktan ve en az değerli şeylerin seçilmesinden doğduğunu göstereceğiz. Daha sonra, sözel gülünçlüğün nasıl değişik anlamlara gelen benzer sözcüklerle, benzer anlamlara gelen değişik sözcüklerin iki türlü anlaşılmasından doğduğunu göstereceğiz. Gevezelikten ve yinelemeden, söz oyunlarından, küçültmelerden, telaffuz yanlışlıklarından ve kabalıklarından doğduğunu göstereceğiz...
1000Kitap
🏛️ 600 Yıllık Osmanlı Tersanesi: Tersane İstanbul İstanbul’un Haliç kıyısında yükselen Tersane-i Amire, yalnızca bir gemi yapım merkezi değil; Osmanlı’nın denizlerdeki kudretinin sembolüydü. - Kuruluşu: 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet tarafından temelleri atıldı. İstanbul’un fethi sonrası, Osmanlı donanmasının güçlenmesi için stratejik bir merkez olarak tasarlandı. - Genişleme: 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan’ın katkılarıyla büyük ölçüde genişletildi. Mimar Sinan’ın mühendislik dehası sayesinde tersane, dönemin en gelişmiş gemi üretim komplekslerinden biri haline geldi. - Medeniyet Mirası: Yaklaşık 600 yıllık geçmişiyle Tersane-i Amire, Osmanlı’nın denizcilik vizyonunu, teknolojik ilerlemesini ve kültürel mirasını günümüze taşıyor. 📜 Tersane-i Amire’nin Önemi - Osmanlı donanmasının Akdeniz ve Karadeniz’deki hâkimiyetini sağlayan gemiler burada inşa edildi. - Denizcilik teknolojisinin gelişiminde bir okul işlevi gördü; mühendisler, ustalar ve denizciler burada yetişti. 600 yıllık bir miras… Fatih’in vizyonu, Kanuni’nin kudreti, Mimar Sinan’ın dehası. Osmanlı’nın denizlerdeki gücünün kalbi: Tersane-i Amire, bugün Tersane İstanbul adıyla kültür, sanat ve yaşam alanına dönüşerek geçmişi geleceğe bağlıyor.
1000Kitap
45. İstanbul Film Festivali Başlıyor!
​İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen Türkiye’nin en köklü sinema etkinliği, bu yıl 9-19 Nisan tarihleri arasında şehri bir kez daha dev bir sinema salonuna dönüştürüyor. ​🎥 Rakamlarla Festival ▪︎ ​127 uzun metraj film. ▪︎ ​13 kısa film. ▪︎ ​7 farklı salon (Beyoğlu, Nişantaşı ve Kadıköy hattında). ​▪︎ 15 film Altın Lale için yarışacak. ​🌟 Öne Çıkan Başlıklar ▪︎ ​Açılış Filmi: Festival perdesi, Katalan yönetmen Isabel Coixet’in merakla beklenen "Üç Veda" (Three Goodbyes) filmiyle açılıyor. ▪︎ ​Onur Ödülleri: Türk sinemasının kıymetli ismi Nilüfer Aydan ve İtalyan belgesel ustası Gianfranco Rosi, bu yılki Sinema Onur Ödülleri’nin sahibi olacak. ▪︎ ​Restore Klasik: Metin Erksan’ın efsane yapıtı, Türkan Şoray ve Ayhan Işık’lı "Acı Hayat" (1962), restore edilmiş tertemiz kopyasıyla yeniden beyaz perdede devleşecek. ​🏛️ Gösterim Mekanları ​Sinemaseverler bu yıl şu salonlarda buluşacak: ▪︎ ​Atlas 1948 (Beyoğlu) ▪︎ ​Beyoğlu Sineması (Beyoğlu) ▪︎ ​CineWAM Premium+ City's (Nişantaşı) ▪︎ ​Kadıköy Sineması (Kadıköy) ▪︎ ​Sinematek/Sinema Evi (Kadıköy) ▪︎ ​Paribu Cineverse Nautilus (Kadıköy) ​🏆 Yarışma ve Jüri
1000Kitap