Birbirine bir şey ifade eden insanların sırları olamaz. Çünkü aldatma tam da buna denir. Gerisi az çok ikinci plandadır, salt fiziksel bir durumdur, kasvetli bir gidip gelmeden başka bir şey değildir.
Uzun bir bekleyişin ardından gelen her aşk –ki belki de sadece, beklentinin temizleyici ateşinde tüm pisliğinden arınan şeye aşk demeli- taraflara mucize yaratma vazifesi yükler.
Çünkü insan uzun zaman umut etmeyi sürdürür. Umutsuzluğu çok zor kabullenir; yalnız olduğu, ölümcül ve umutsuz bir biçimde yalnız olduğu gerçeğini çok zor kabullenir. Hayatlarındaki yalnızlığın çözümü olmadığını bilmeyi pek az kişi kaldırabilir.
Diğer her şeyden daha ürkütücü, daha dehşet verici olan bir süreç vardır: yalnızlaşma süreci. Hayatın mekanikleşmesi. Katı ev düzeni, ondan da katı iş düzeni, ondan daha da katı cemiyet düzeni ve ayrıca hazların, eğilimlerin, cinsel faaliyetlerin düzeni. İnsan hangi saatte giyineceğini, kahvaltı edeceğini, çalışacağını, dinleneceğini, kendini geliştireceğini önceden bilir. İdeal düzen.