Bu öyle bir oyundu ki yenildiğimde baştan başlama şansım olmayacaktı, harcayacak tek bir canım vardı ve yardımıma koşacak hiç kimse ya da hiçbir şey yoktu.
"Durdur arabayı."
Sanki pembe bir dizideydim ve sevgilimle kavga ettikten sonra söylediğim bir cümle gibiydi bu. Oysa ne sevgilimle kavga ediyordum ne de pembe bir dizideydim; arabayı değil, ölüm satırlarını yazmaya başlayan eceli durdurmaya çalışıyordum.