Geçmişine dair anılarını kaybeden Lara, bir gece kendini peşindeki adamlardan kaçarken Gece Yarısı Şehri'nde bulur. Yardım dilenirken cellatına yani Gece Yarısı Şehri'nin hâkimi Merih Ferec'e sığınır.
Kendine dair hiçbir şey hatırlamayan gizemli güçlere sahip olan Lara Erez, zihnindeki kilitli kapılar ardındaki anılarına ulaşmak zorundadır. Lakin bunun için önce kendini bir tehdit olarak gören Merih Ferec'in güvenini kazanmalıdır.
Diğer şehirlerin hâkimleri ile tanışan Lara, Merih'le aralarındaki bağ nedeniyle bir takım olup çift rolüne bürünürler. Ve zamanla bu rol gerçeğe dönüşüşür.
Lanetli bir cadı,
Yasak bir ilişki,
Katı kurallar,
Ölümcül bir kehanet.
Tarihin tekerrür edebileceğine bir kanıt olan bu kehanet gerçekleşek ve ikilinin sonu olacak mı yoksa gelecek değiştirilebilir mi?
***
Kurulan fantastik evreni çok sevdim. Bir sürü şehir vardı ve de onların hâkimleri. Gece Yarısı Şehri, Gün Doğumu Şehri, Fırtınalar Şehri, Rüzgarlar Şehri, Yağmurlar Şehri ve Sonbahar Şehri ; her birinin kendilerine özgü özellikleri ve renkleri vardı. Gecenin Koruyucuları, Gölge Adam, mühürler, cadılar, hâkimler derken içerideki dünyaya keyifle dahil oldum.
Kitabın başındaki Merih Ferec'i pek sevememiştim bana biraz katı ve kaba gelmişti, gerçi onun da kendince sebepleri vardı. Ama ilerledikçe karakterdeki değişiklik hoşuma gitmedi değil. Sonuç olarak baştaki Merih ile sonlardaki Merih farklıydı ve bunu diğer karakterlere de hissettirmişti. Lara'nın ismi dahil olmak üzere hiçbir şeyi hatırlamayışı beni oldukça şaşırtmıştı. Gittikçe gelişen bir Lara'yı okumak çok hoşuma gitti.
Güç temalı fantastik kitapları zaten seviyordum, Cevf-i Leyl'i de sevmem çok vaktimi almadı. Uzun süren bir reading slump'tan çekip aldı beni ki bunun sebebi kitabın oldukça akıcı olması olabilir. Yazarın