Stresli anlarda vücudumuzun kimyası da değişir , beyin tüm vücuda bir saldırı tehlikesinin olduğunun sinyallerini gönderir . Bu sinyaller savaşmamız yada kaçmamız için harekete yönlendirir bizi. Kalbimiz daha hızlı atar. Stres ve heyecan hormonlarının salgılanması ve tetikte olma halinin başlamasıyla beynin daha gelişmiş olan ve mantıklı düşünmeyi sağlayan kısmı kapanır .Bu noktadan sonra kişi saldırgan ya da kaçıngan davranır. Sakinleşene kadar mantıklı karar vermek ya da konuşmak zorlaşır. Bu haldeyken iletişimin verimi çok düşüktür. Konuşmaya devam etmeden önce bir mola verip fırtınanın dinmesi beklenmelidir. Bu yüzden tartışmaya konuşmanızın ve uzlaşmanızın zor olduğu konulardan başlamayın .Böyle bir durumda daha konuşmanın başından savunma mekanizmaların çalışma ihtimali çok yüksektir.
Stresli ve üzücü durumlarla karşılaşıldığında savunma mekanizmalarımız çalışmaya başlar. Freud'un bahsettiği bu ego savunmaları tehdit altında hissedildiğinde kaygı ve suçluluk duygularını bastırmak için bilinçsizce kullanılır .
Beraberlik yaşadığımız insanların bir çok iyi özelliği olabiliyor ama o iyi özellikler bir süre sonra zaten yapması gereken şeylermiş kabulü yerleşik hale geldiği için hiç kimsenin aklına o özellikleri takdir etmek gelmiyor.