Yüzümü, konuşmamı, sesimi unuttu, üstelik beni bu sakallarla, bu giysilerle ve bu solgun yüzle kim tanıyabilirdi?
Nasıl olur? Demek yaşamak istediğim tek yer olan o hafızadan şimdiden silindim!
Üstelik acı çekilmediğinden eminler mi? Bunu onlara kim söyledi? Kesik bir başın sepetten kanlar içinde çıkıp halka: Acı hissedilmiyor! dediğini duyan oldu mu?
Yanlarına gelip: Güzel bir icat. Ona özen gösterin. Çok iyi bir düzenek diye teşekkür eden ölüler oldu mu?
Rasgele bir sayfa açtım, yanına yaklaştığımda omzunu omzuma yasladı, ikimiz birlikte aynı sayfayı alçak sesle okumaya başladık. Sayfayı çevirmeden önce hep beni beklemek zorunda kalıyordu. Aklım ondan daha yavaş çalışıyordu.
Daha yeni başladığımda, —Bitirdiniz mi? diye soruyordu.
Bu arada başlarımız birbirine dokunuyor, saçlarımız iç içe geçiyordu, soluklarımız yavaş yavaş birbirine karışırken aniden dudaklarımız birleşti.