sude

sude
@drehoi
yüzer gibi gözüküyorsun, ama ayağını dipten çekmekten ödün patlıyor
Sayfa 175
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
sonuna kadar gidiyorsa, bütün duygularının karmaşasını yaşıyorsa yolunu yitirmesine ve boğulmasına kıl payı kalmıyor muydu acaba?
Sayfa 172
amerikanvari ıstakozu sevip sevmemekte özgürüm, ama insanları sevmiyorsam bir zavallıyım ve gün ışığında bana yer yok. onlar hayatın anlamını kendi tekellerine aldılar. umarım ki söylemek istediğimi anlıyorsunuz. üstünde “insancıl olmayan buraya giremez” yazılı kapıları otuz üç yıldır zorluyorum işte
Sayfa 83
“ben sizin kahramanınızı anladım,” dedi bana. “adı herostratus. tanınmış biri olmak istiyordu, bunun için dünyanın yedi harikası’ndan biri olan artemis tapınağı’nı yakmaktan başka bir şey bulamadı.” “ya tapınağı yapan mimarın adı neydi?” “pek anımsamıyorum,” diye itiraf etti, “sanıyorum adı bilinmiyor” “sahi mi? herostratus’un adını anımsıyorsunuz ama? görüyorsunuz ki pek de yanlış hesap yapmamış.”
Sayfa 81
“tek başımayım, ama onlar hep birlik”