Karı-koca ve aile geçimsizliğinin temel nedeni "iletişim" kopukluğu ve yetersizliğidir.
Geçimsizlikleri azaltma yöntemi olarak ,aile içi iletişim sağlama becerilerini artırmak ve her türlü sorunun açıkça taraflarca birlikte tartışılması ,görüş farklılıklarının belirlenmesi,geniş bir anlayış ve hoşgörüyle ,tarafların "çözümleri ,birlikte aramaları" karı-koca geçimsizlik lerini azaltan temel bir yaklaşım olarak bilinmektedir.
Evlilikte eşler ,"sosyal" gereksinim olarak birlikte güven içinde olma,korunma,dayanışma içinde olduklarını hissetme,geleceğe güvenle bakabilme,toplumda bir yer edinebilme,birbirlerinden onur ve kıvanç duyabilme gibi 'bireylerin destek ,korunma ve yaşam gereksinimlerini doyurma olanağı bulurlar .Yalnız olmadıklarını bilmek,yaşama dört elle sarılabilmek "ortak amaca yönelmek" gibi gereksinimler de evlilikte doyurulan sosyal gereksinimlerdendir.
Değişik kültürler her ne kadar o kültüre özgü farklı bireysel davranışlar gerektirse de ,her toplumda kişilerarası ve sosyal etkileşimlerde ,insan davranışlarının dayandığı temel ve evrensel ilkeler vardır.
Hakkaniyet ,dürüstlük ,kişisel bütünlük ,tutarlı olma ,koşulsuz kabul ,koşulsuz sevgi ,yardım etme ,yüreklendirme ,gelişime önem verme,her bireyin değerli olduğuna inanma ,hizmet etme gibi üstün kalite ve onura saygıyı içeren bu evrensel ilkeler her bireyin geldiği ve kuracağı ailede kullanması gereken ve iletişimi kolaylaştıran temel ilkelerdir.