Öznel deneyimimiz zamanın mutlak olmadığını gösterir: Sıkıldığımızda zaman yavaş geçerken bir şeyden zevk aldığımız sırada su gibi akar gider. Bizim bakış açımızdan geçmiş, şimdi ve gelecek üst üstedir. Her daim çok ama çok küçük bir şimdiden daha fazlasının farkındayız; olanları düşünüyor ve gerçekleşmek üzere olanı tahmin ediyoruz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Tanrı eğer her şeye gücü yeten ve her şeyi bilense son derece müşfikse dünyada kötülüğün var olmasına nasıl izin verebiliyor? Hastalıklar, depremler, seller gibi doğal fenalıkların veya cinayet, savaş, yoksulluk gibi ahlaki kötülüklerin ardındaki ilahi amaç ne olabilir?
“Yedi ölümcül günah” -öfke, açgözlülük, tembellik, gurur, şehvet, kıskançlık ve oburluk- bu doğal zayıflıklara işaret eder ve “gerçek günahın” kaynağı olarak kabul edilir.
İngiliz ressam William Hogarth 1753’te şöyle yazdı: “Güzellik her ne kadar herkes tarafından görülüp itiraf edilse de bunun nasıl olduğunu açıklamak amacıyla başlatılan çoğu girişim sonuçsuz kalmaktadır...”