Şaşkınlık içinde, “Ne yani,” diye soruyordu kendi kendine,
“içinde bulunduğum çıkmazdan Razumihin’e gitmekle mi kurtulacağım? Razumihin mi kurtaracak beni?”
“Anlıyor musunuz, anlıyor musunuz sayın bayım, bir
insanın artık gidebileceği hiçbir yerinin olmaması ne
demektir, anlıyor musunuz? Çünkü her insanın gidebileceği
hiç değilse bir yerin olması gerekmez mi?..”