şam'dan
soğuk bir esinti vurdu camdan. zayıf perde titrek bir şekilde savruldu ve bir ucu şamdana dokundu. üç beş kollu bir şamdandı ve gören onu avizeye benzetiyordu. avizeye benzetiyor ama yaydığı ışığı yetersiz buluyordu. ne var ki avize perde yakamazdı; incecik perdeyi aleve veremez, duman sinmiş duvarlarda gezdiremezdi. şamdanın tepesindeki erimiş mumlar damla damla kayıp kendini arındırıyor, her dakika bir ayine konuk oluyordu. ucundaki minik alev her geçen gün beklentileri düşürüyor ve yine her geçen gün ömründen ödün veriyordu. perde küle dönmüştü, duvarlar isten kararmıştı. belli bir sürenin ardından her şey camdan dışarıya kıvılcımlarını sunmaya; aciz insanları, kendi hallerine acındırmaya başladı. şamdanın etrafındaki her şey yanıp kül olmuştu duvarda bir gölge bırakmadan.
Son zamanlarda ihtiyacım olan şeyler:
1- Duman Harbiye c.t.a.h.t. konseri. 2- Doktor Archeron İstanbul imzası. 3- Pena. 4- Tüm gün kitap okuyacak vakit. 🤲🏻/ 777
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hz Süleyman ve hüdhud kuşu Hz Süleyman Hüdhud kuşu Neden beni desteklediniz seçimlerde? " "Öteki şeytandan az daha iyiydiniz. Hepsi bu. " Fırtınadan Sonra Howard Fast Eniz ☭Eniz ☭ Kuraanda anlatılır Hüdhud kuşu Hz Süleyman kıssası anlatır onun huyunu Bazen seçim hakkınız yoktur Şeytanın iyisini seçime mecbursunuzdur Hüd hud kuşuda uçuyordu göklerde Ne zaman bir Kuraan sesi duysa Oturur dinlerdi kıssalar izlerdi beşerleri Herkesin bir hikâyesi vardı Ve her hikaye bizi tefekküre çağırırdı Hüdhud kuşuda gezdi şehirleri Zülkarneynin nasihatlerini dinledi Hüd hud Şehit kabirlerini dua ile suladı Ve her güzel ötüşte zikir ile hakikati aradı Şehit kabirlerinde Kuraan ayetleri okudu Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma Onlar diridirler ölmezler nasiplenirler Şehitler Rablerinin yanında rızıklanırlar Onlar sevinç ve müjde içindedir
Şiir
Güz Sarısı Epiloğu
İşte bu son perdesiydi başladığımız oyunun İzahı yoktu aramızda konuşulan bu konunun Sanrılarla baş başa raks ederken o akşam Cebimde geçmişten kalan kapkara bir yaşam Meğer hep ona dayanıyormuş attığım her bir adım Hangi patikadan sapsam, ona çıkıyor yollarım Sen ki bu can evimde hüküm süren yaşamsın Ruhuma mühürlenmiş büsbüyük bir gamsın Sustu o koca nehir, kurudu pınarlarım Artık bu ıssızlıkta kime neyi anlatırım Karşımda duran ayna bile yabancı sese Hapsetmiş kendi kendini o daracık kafese Buram buram bağırıyor içimdeki şu çocuk Bulamıyor tenine saracak eski bir gocuk Müsaade etmez elbet bu sonsuz gâma Yaradan Bir gün elbet çekilir bu gölgeler aradan Sanki tek bana bahşedilmiş bu güz sarısı epiloğu Bu sessiz yalnızlıkta can çekişiyor bir kuğu Zamansız vedalarla kararır her an devran O kafesteki gönül öyle güçlü, öyle yaman Bir konçerto ortasında kesilse keşke nefesim Kendi kendine hayaller kuruyor bak iç sesim Ah güz sarısı sen neden bu kadar nazlı ve elemsin Hükümsüz bir infazda boynuma inen kaddesin Söyle şimdi yad ellerde tek başına mı kaldın Yoksa o sahte rüyayı gerçek hayat mı sandın Zemheri vurdu bak yine, sustu bütün şarkılar Zihnimin dehlizlerinde kanar eski sancılar
Şiir
Hoşgeldin 51
Pastanın üzerindeki mumlar duman alarmını çalıştırdığında yaşlandığımı anlıcam. Merak etmeyin, bunun için bir 15 yıl daha bekliceksiniz
Hüzünlü bir akşam vakti, ayrıldı yollarımız Başımda duman, bir avucumda sabır Gidişin aklımda kaldı... open.spotify.com/track/1QJpWvOf0...
Müzik