Mahatma Gandhi, Güney Afrika' da avukatlık yaptığı gençlik yıllarında, bugün de olduğu gibi o zaman da, Hintli göçmen işçiler ve zencilere hayatı zindan eden Güney Afrika hükümetine karşı, enteresan bir pasif direniş hareketini uygulamaya koymuştu. Güney Afrika hükümeti, Asyalı göçmenlerin sınırlarından izinsiz girmelerini yasaklayan ve bunu hapisle cezalandıran bir kanunu uygulamaya koymuştu. (Sınırlardan izinsiz girenlerin tevkifi bugün bize hükümetlerin tabii bir hakkı gibi görünür. Halbuki Birinci Dünya Harbi'nin sonuna kadar pasaport denilen şey mevcut değildi. Pasaport kullanma adeti, Cemiyet-i Akvam kararı ile 1. Dünya Harbi'nden sonra ortaya çıkmıştır.)
Gandhi, binlerce taraftarını sınırı kasten ve büyük kitleler halinde geçmek için teşvik etti. Taraftarları kasten Güney Afrika topraklarını terk ediyor ve sonra tabii izin almadan içeri giriyorlar ve bu yüzden hapse atılıyorlardı. Hapse atılan bu insanların çoluk çocuğunun perişan olmaması için, "Tolstoy Çiftliği" adı verilen, yardımlaşma kamp ve barınakları kurulmuştu.
Sayısız insanın bu suretle yaptığı sınır ihlali yüzünden, öyle bir an geldi ki, Güney Afrika hükümeti mahkumları üst üste doldurmasına rağmen, insanları hapsedecek hapishane bulamaz hale geldi. Çaresiz kalan hükümet sonunda pes ederek, sınır ihlalini hapisle cezalandırma kanununu iptal etmek zorunda kaldı.