Filistinlilerin direnişine terör denilecekse bize göre bu terör meşrudur. Kur'an'ın şu emrine de tamamen mutabıktır:
"Onlara karşı gücünüz yettiğince, kuvvet ve cihad için besili atlar hazırlayın ki, bununla Allah'ın düşmanını ve sizin düşmanınızı korkutasınız." Buradaki korkutma (irhâb) eylemi kan dökmek için değil, düşmana karşı direnmek ve vatanı savunmak içindir.
İsrail'i korkutan dâvaları uğrunda baş koyan, canlarını Allah'a satan ve ölüme aldırış etmeden kendini feda eden gençlerdir. Bu yiğitler, düzenledikleri şehadet eylemleriyle İsrail'in
ve Yahudilerin korkulu rüyası hâline gelmişlerdir. Onlar iyi biliyorlar ki demiri körelten ancak demirdir!
Ey Dicle, Ey Bağdat, Ey Şam! Ey Fırat, Ey İstanbul, Ey Diyarbakır! Ey Nil, Ey Mısır! Ey aydınlık şehir Medine, nerede senin, kelimeleriyle, ürpertili sesleriyle, insanlığı, balrengi bir insanüstüler bölgesine, ilhamın yüce dünyasına çeken şairlerin?
Bir cüzzamlının sıhhate kavuşması gibi, inançsızlaşmış niceleri tekrar inanca ve İslâm'a dönüyor. Sosyolojik ve tarihî bir gerçektir, islâm ülkelerinin hepsinde bir inanç canlanışı vardır.