اسيا Asya

اسيا Asya
@dumpster
م♡ INFJ-T
Eski Türk Dili
Yüksek Lisans
Ankara
ankara, 8 Nisan 2000
36 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
اسيا Asya tekrar paylaştı.
bekleyemedin, oysa ölürüm demiştin. ölümü bekleyemedin, beklemeliydin oysa yoldaydım, ölümü köşeye çekmiş, hizaya getiriyordum ve sana açmıştım kollarımı ama sen ölemedin.
Yunus Emre Karakaya
Yunus Emre Karakaya
Geç Kalanlar
Geç Kalanlar
Şiir

اسيا Asya

, bir kitap okudu
7/10
·288 syf.·
2026 1. kitabı
M. Kemal Sayar
9/10 · 4.247 okunma
اسيا Asya tekrar paylaştı.
Gazel yazmaya yazmaya paslanmışız / Kalkandelenli Mu’îdî’ye
Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün Doğmadı bahtum yıldızı şâm-ı bî-pâyân mıdur Bu belâ-yı aşk aceb bir dert midür dermân mıdur Gözlerim yollarda gönlüm vîrân-ı kübrâ gibi İnleyen her bir nefes bir âh-ı bî-emân mıdur Ateş-i fürkatle yandım kalmadı sabra mecâl Bu gönül yanmak diler pervaneye hüsrân mıdur Zülfünün dâmına düştüm kurtuluş ümîdi yok Bağlayan zencîr-i aşkın lutf mu ihsân mıdur Mâhî’yem kıldım fedâ cân u cihânı yâr içün Aşk yolunda cân virmek kula bir fermân mıdur ——————————————————————— Bahtımın yıldızı bir türlü doğmadı, acaba bu sonu gelmez bir gece midir? Bu aşk belası acaba bir dert midir yoksa derman mıdır? Gözlerim yollarda kaldı, gönlüm ise büyük bir yıkıntı gibidir. İnleyerek aldığım her nefes acaba amansız bir feryat mıdır? Ayrılık ateşiyle yandım, sabredecek gücüm kalmadı. Bu gönül yanıp yok olmak ister, bu durum pervaneye bir hüsran mıdır? Senin saçlarının tuzağına düştüm, artık kurtuluş ümidim yok. Beni bağlayan bu aşk zinciri acaba bir lütuf mu yoksa bağış mıdır? Ben Mâhî’yim, sevgili uğruna canımı da dünyayı da feda ettim. Aşk yolunda can vermek, aşık olan kula bir ferman mıdır?
اسيا Asya tekrar paylaştı.
Enderunlu Vâsıf’a günümüzden nazire
Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün Bezm-i cihânda nezâket o da bir zamân imiş
اسيا Asya tekrar paylaştı.
Derzi-zâde Ulvî’ye nazire
Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün N’eylesün bülbül ki gül-zârun cefâsından kaçar Dil-ber-i nâ-misl olan hep âşnâsından kaçar Tîr-i müjgânun deler bu cân-ı mehcûrum benüm Derd-i bî-dermân olanlar hep devâsından kaçar Hecr-i yâr ile yanar her dem bu dâğ-ı sîneler Zâhid-i hod-bîn olan aşkın safâsından kaçar Kâmetün şevkiyle Mecnûn eyledün dildârı bak Mest-i la'lün olmayan mey kîmyâsından kaçar Mâhî’yem deryâ-yı aşkun katre-i eşkinde mahv Ol perî-rûy-i sitem-ger hep gedâsından kaçar ——————————————————————— Bülbül ne yapsın? Gül bahçesinin (gülün dikeninin) eziyetinden kaçar. Emsalsiz olan o sevgili ise nedense hiç dostuna (âşığına) bakmaz, ondan kaçar. Senin kirpiklerinin oku, benim bu terk edilmiş canımı delip geçer. Öyle bir derde düştüm ki dermanı olmayanlar bile bu derdin devasından kaçar. Sevgilinin ayrılığı ile bu yaralı sineler her an yanar. Sadece kendini düşünen zahid aşkın o çileli ama saf neşesinden kaçar. Boyunun posunun arzusuyla şu aşığını Mecnun'a çevirdin, hele bir bak! Senin dudağının şarabıyla sarhoş olmayan kişi, şarabın o dönüştürücü iksirinden kaçar. Ben Mahi'yim; senin aşk denizinde, bir gözyaşı damlasının içinde yok olmuşum. O sitemkâr ve peri yüzlü sevgili, kapısındaki bu dilenciden kaçar.