Sabah namazına kalkınca gülmeye çalışarak kulağıma fısıldadı: "Böyle bir hayat yaşayan, bu tür olayları gören bizim gibilerin sevmesi, aşık olması caiz mi Ahmed?"
O an itibariyle aşk hikâyemi bitirmeye karar verdim, eğer aşk diyebilirsek tabi. Bizim hikâyemizin Filistin'in acılarla dolu hikâyesi olduğunu, bu hikâyede tek bir sevgiden, tek bir aşktan başkasına yer olmadığını anladım.
Filistinlilerin direnişine terör denilecekse bize göre bu terör meşrudur. Kur'an'ın şu emrine de tamamen mutabıktır:
"Onlara karşı gücünüz yettiğince, kuvvet ve cihad için besili atlar hazırlayın ki, bununla Allah'ın düşmanını ve sizin düşmanınızı korkutasınız." Buradaki korkutma (irhâb) eylemi kan dökmek için değil, düşmana karşı direnmek ve vatanı savunmak içindir.
İsrail'i korkutan dâvaları uğrunda baş koyan, canlarını Allah'a satan ve ölüme aldırış etmeden kendini feda eden gençlerdir. Bu yiğitler, düzenledikleri şehadet eylemleriyle İsrail'in
ve Yahudilerin korkulu rüyası hâline gelmişlerdir. Onlar iyi biliyorlar ki demiri körelten ancak demirdir!