‘Kaderinin şoförü sensin. Emin ol. Onu dram iskitametinde sürme. Biraz gül, yahu! Değmez vallahi bu dünya.’ Peyami Safa
ömer bin hattab ağladı ve dedi ki bu dünya senden başka hepimizi değiştirdi
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
28 yıl sonra edindiğim bütün tecrübelerden öğrendiğim tek şey= Derdi dünya olanı siktir edin gitsin.
Duygu ve Düşünce
“Ölüm diye bir şey yok Feride. Ölüm yalan... Kalanlar unutursa, gidenler ölür esasen." -Çalıkuşu Yas, insanın kaybettiği kişiyi unutamaması değildir. Yas, onu artık hiçbir yerde bulamayacağını öğrendiği halde, her yerde görmeye devam etmesidir. Bir gün bir ışık düşer yere; sebepsizce durup bakarsın. Bir rüzgar eser, sanki yıllar önce duyduğun bir sesi taşır. Kimsenin dikkat etmediği bir ayrıntı gelip göğsüne oturur. Çünkü sevilen biri gittiğinde yalnızca bir insan kaybolmaz. Dünya da değişir. Artık hiçbir şey yalnızca kendisi değildir. Deniz biraz onu anlatır. Gökyüzü biraz onu hatırlatır. Sessizlik biraz onunla dolar. Kaybedilen kişi dış dünyadan çekilir ama ruhsallıktan çekilmez. İçimizde yaşamaya devam eder. Bu yüzden yasın bir evresinde insan, sevdigini anılarda değil, varlığın kendisinde aramaya başlar. Belki de bu yüzden bazen bütün dünya bir tercümana dönüşür. Çünkü özlem, yokluğa verilen bir tepki değildir sadece. Sevginin ölemediği yerdir.
"İnsanlığın mutlu olması için yaratılmış değil bu dünya" Andrei Tarkovski
Dünya ona yabancılaştığında, o da sesini derinliklere bıraktı. Gece onu sakladı, sessizlik ona yurt oldu. Uzun süre sustu. Ne bulunmak istedi, ne de tamamen kaybolmak. Sonra anladı ki, ait olmadığı yerlerden gitmek kaybolmak sayılmaz. Kimse onu kaybetmedi. Çünkü kimse onu gerçekten bulamamıştı. Bu yüzden gidişi, bir yok oluş değil; çoktan unutulmuş bir şeyin sessizce yerine dönmesiydi. ZST