Bize herhangi bir soru sorulduğunda(nasılsın gibi çok basit bir soru da olsa, çok zor bir trigonometri sorusu da olsa) bu soruyu cevaplamak için tam olarak ne yapıyoruz?
Ben, bende dahil olmak uzere hiç bir insanın herhangi bir soruyu cevaplandirirken düşünebildiğimizi/ düşündüğümüzü düşünmüyorum. Düşünmemiz gereken durumlarda herhangi bir eylem ortaya koymuyoruz(tıpkı kalbimiz gibi beynimizde bilinçden bağımsız çalışan bir organ) bu durumlarda yalnızca kişinin suratına bakıp aklımıza bir seylerin gelmesini bekliyoruz ama burada aklımıza bir şeylerin gelmesi şeklinde tabir ettiğimiz kavram hatırlamaktan ibarettir. Bize bir soru sorulduğunda, belki bize sorulan soruya geçmişte izlediğimiz bir filmde benzer bir soruya verilen cevabı farkinda olmadan hatırlıyoruz ve bunu refleks halinde ifade ediyoruzdur, belki bize sorulan bu soruyu geçmişte biz birine sormuşuzdur ve bize verilen cevabı kaynağının farkinda olmadan hatırlayıp şu an karşımızdaki kisiye yansitiyoruzdur veya belki de doğrudan hiç dahil olmadığımız 3. Kişilerin anılarını dinlerken bize söylenenlerden yine bu sorunun cevabının kaynağını hatırlayamamiza rağmen sorunun cevabini hatirlayip bu bize sorulan sorunun cevabını verebiliyoruzdur . Çok zor benzersiz bir trigonometri sorusunu çözebilmek için öncelikle o soruyu çözmek için kullanılan mantığı daha önce ya bizim kullanmış olmamız gerekir(belki edebiyat dersinde gördüğümüz bir bakış açısı olabilir belki başka bir matematik problemini çözerken kullanmak için bize öğretilen bakış açısı olabilir belki de derslerden bağımsız alanlarda edindiğimiz tecrübeler olabilir) ya kullanan birini izlemiş olmamız gerekir ya da dinlemiş olmamız gerekir. Dolaylı yoldan veya doğrudan bir şekilde, 1. Kişi gözünden veya 3. Kişi tarafından tecrübe etmediysek bu soruya asla