Ölenlerin bir gün dönecekleri bir yere gittiklerini, ama geride bıraktıklarına kırgınlıkları geçmediği için bir türlü dönmeye yanaşmadıklarını sanırdım.
Gözlerini mucizelerle doldur, hayatı on saniye sonra ölecekmişsin gibi yaşa, dedi. Dünyayı gör. Fabrikalarda üretilen veya bedeli ödenen herhangi bir rüyadan daha fantastiktir o...
Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye,böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun...