Bu defalık dürüstlük...
Herkes ama herkes birşeyler çalar birbirinden ve sonra iş nutuk atmaya gelince herkes ahlak abidesi kesilir diğerine karşı, hayır bu defa ben sana dürüst olacağım; seninle etin için ilgilendim ve ben seni değil bit başkasını seviyorum...

Aslıhan B., bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okuyor

Onca eleştiri karşısında, tamamen ataerkil bir toplumda, bir şeye onu gördükleri biçimde, ezilip büzülmeden tutunmak kim bilir nasıl bir deha, nasıl bir dürüstlük gerektirmişti.

Kendine Ait Bir Oda, Virginia WoolfKendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf
Yusuf İslam, bir alıntı ekledi.
 19 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Volter ve Katerina
Lakin Volter gibi fikir istiklali ve dürüstlük iddiasında bulunan bir felesofa, ateşli şaire yakışmayacak, hatta bütün şerefini lekeleyecek bir nokta varsa, en sonra onun da Katerina’ya uyup, uzaktaki hırs ve emel sahiplerinin kanlı kurbanı olan ve alçakca terkedilen zavallı Rumlar hakkında hakaretler savurmasıdır. Koca hakim diyor ki:
-Bu millet, imparatoriçe’nin gösterdiği iyiliklere hiçbir vechile layık değildir. Bundan sonra Yunan dilinde yazılmış eserleri okumağa tahammül edemiyeceğimden korkuyorum! Eğer haşmetli imparatoriçe Katerina da Rum Ortodoks mezhebinde olmasaydı hatta Rumların din ve mezheplerinden bile nefret edecektim.

Çeşme Deniz Muharebesi Faciası ve Akdeniz'de ilk Rus Donanması. Türklere Karşı Ruslar Tarafından Yapılan Deniz ve Kara Seferlerinin Doğru bir Hikayesi, Ali Rıza Seyfi (Sayfa 92)Çeşme Deniz Muharebesi Faciası ve Akdeniz'de ilk Rus Donanması. Türklere Karşı Ruslar Tarafından Yapılan Deniz ve Kara Seferlerinin Doğru bir Hikayesi, Ali Rıza Seyfi (Sayfa 92)
BERFİN SITKI TARANCI, Yüzbaşının Kızı'ı inceledi.
 Dün 00:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir kitap etkinliğinde tanıştığım kitap arkadaşım sayesinde kitaplığıma ilk kez bir Puşkin romanı eklendi. Üzerinde “World Romance Classics” yazan Rus romanları hep gözümü korkutur benim. Daha doğru düzgün telaffuz edemediğim karakter isimlerine, bir de Rus halkının karışık ilişkileri eklenince Çıkılmaz mahallesinin çıkmaz sokağından çıkamıyor insan. Yüzbaşının Kızı’nı okurken hiç o sokaklara uğramıyorsunuz. Yazarın sade üslubu ve anlaşılır anlatımı açık bir denizin tertemiz ve serin sularındaki küçük bir teknedeymiş hissi veriyor.
Daha önceden Puşkin’in şiirlerini hayranlıkla okuyan ben, bu romanını okuyunca hayranlığım daha çok yazım tekniğine yöneldi. Anlatımı, dili kullanışı, tasvirleri, örneklendirmeleri ile benim -ve eminim ki çoğu okurun- idolü olmuştur.
Bir de konusuna gelelim: Aşk ve savaşın iç içe olduğu bir roman. İki konununda baskın olduğu bir roman. (Ama benim için aşk biraz daha ikinci planda kaldı) Tabii ki sadece bunlar değil; dürüstlük, sadakat, cesaret,kin ve nefret gibi duyguların karakterlerle özdeşmesi hatta karakterlerle yaşamış olması çok hoşuma gitti.
Madem konusu açıldı. Biraz daha derinlere inecek olursak, dürüstlük ve cesaretin kesinlikle ana karakter Pyotr Grinyov olduğunu görebilirsiniz. Açık sözlü ve doğru olması ona her daim her konuda kazandırmıştır. Aşkı uğruna pek çok kez kendi canını hiçe saymıştır.
Aşk demişken, o da kitabın diğer ana karakteri, Pyotr’un sevgilisi Maria’dır. Maria, sessiz ama güçlüdür. Kimseye boyun eğmez, aşkı için her şeyden vazgeçmeye razıdır.
Sakadat, kesinlikle Andreyeviç ailesinin hizmetçisi Savalyeviç’tir. Kin ve nefret ise kötü komutan, Çariçe’nin yaverlerinden iki yüzlü Şvabrin.
Kitabın ana fikrinin kapısını da çalarsak, çoğu insanı “aşk için her şeyi yapmalı, gerekirse ölümü bile göze almalı” fikri karşılar. Ama biraz daha irdelerseniz asıl fikrin “ dürüst ve doğru olursanız hayat size güzel kapılar açar” olduğunu görürsünüz.
Alexandre Puşkin, bu romanı ile hem kendi siyasal fikrini hem de Rusya halkı için düşündüklerini dantel gibi işlemiştir. Kullandığı dilin yalınlığından, sıcak ve akıcı üslubu sayesinde okurun beynini yormamış, son sayfasını okuduğunuzda damağınızda tanıdık olmayan çok farklı ve hoş bir tat bırakmayı başarmıştır.

"Dürüstlük insana iki vasıf kazandırır:
kolay incinme, kolay incitme."

~ Dücane Cündioğlu ~

İnsan
Samimiyet, nezaket, dürüstlük en büyük ve en gerekli erdemlerdir. ASLA KALP KIRMAYIN. KALP KABE VE HAYATIN KENDİSİDİR. UMUT, ŞEVK, NEŞE İNSANIN ŞİMDİSİ VE GELECEĞİDİR. İNSANLARIN RUHLARINI KARARTMAYIN. ONLARA GÜNEŞ OLUN. İAD Ant

Nazlı Şekerci, Uyumsuz'u inceledi.
 20 May 13:21 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Bu kitapta beş topluluktan oluşan bir dünyadan bahsediyor; bunlar Fedakarlık, Cesurluk, Dürüstlük, Dostluk ve Bilgelik. Bu dünyada her yıl belirli bir günde on altı yaşındaki tüm gençler kendi topluluklarını seçmek amacıyla yapılan bir törene katılmak için bir sınava girmek zorundadırlar.

Fedakarlık topluluğunda ailesiyle birlikte her türlü eğlence, zevk vb. şeylerden uzak bir hayat yaşayan sıradan bir Fedakar olan Beatrice, Seçim Töreni geldiğinde onun da bir seçim yapması gerekecek ve ailesiyle birlikte bir Fedakarlık hayatı mı yoksa başka bir toplulukta kendi seçtiği bir hayatı mı yaşayacağına karar vereceği bir sınava tabi tutulacak, tabi sınav sonucu onu hiç ummadığı olaylar silsilesine doğru itecek .

Muhteşemin ötesinde bir kitaptı, bir solukta okunuverdi. İlk defa bir romanın filme uyarlanmış halini izlemediğime bu kadar mutlu oluyorum.

Ecem Öztürk, bir alıntı ekledi.
19 May 21:36 · Puan vermedi

İnsanlarda hayranlık duyduğumuz şeyler, kibarlık ve cömertlik, açık kalplilik, dürüstlük, anlayış ve duygudaşlık gibi nitelikler, aynı zamanda sistemimizdeki arızanın da ayrılmaz parçaları. Nefret ettiğimiz özellikler, kurnazlık, hırs, açgözlülük, gaddarlık, bencillik ve menfaatçilik ise başarının anahtarları. İnsanoğlu ilkinin kalitesine hayranlık duyarken, ikincisinin meyvelerine bayılıyor.

Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 141)Sardalye Sokağı, John Steinbeck (Sayfa 141)
Tuğçe, İçimizdeki Şeytan'ı inceledi.
19 May 18:48 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Şirketler, özellikle en üst kademedeki müdürler, sordukları sorulara kendi kafasındaki cevabı en yakın cevabı veren çalışanlarını ödüllendirmeye bayılırlar. Bu onların bahşettikleri bir ödüldür. Verdiğiniz cevap bilmenizin şart olduğu bir cevap da olabilir. Ancak diğerleri bilmiyor diye bu ödüle layık olursunuz. Hayatımız tam da bu nedenle, insan olmanın gerektirdiği şeyleri yaptıkları zaman bile taktir veya teşekkür görmeyi bekleyen insanlarla dolu. Verdiğim nadide cevabın hediyesi olarak önüme gelen bu kitabı, elime aldığımda önce çok alınmıştım. Ne demekti “İçimizdeki Şeytan”? Niye bunu seçip almıştı ki şimdi bu adam?

Okuyun, okutturun. Tavsiyedir.

“kötülük iyilikten her zaman daha dürüsttür. kötülüğün doğasıdır dürüstlük. kimse mahsuscuktan kötülük yapmaz. işte bu yüzden bütün günahlarımız masumdur.”