• İsmet Özel şiirleri hemen hiçbir surette kadın yahut ona duyulan aşk üzerine değilken yine hatrı sayılır mısrasının kadını ve ona duyulan aşkı anımsatması bana hep ilginç gelmiştir. Bu, sadece benim ilgimi çekmemiştir veya sadece ben şiirde bunu görüyor değilimdir.

    Şiir bizzat güzeli imlediği için her ne kadar konu o olmasa da onu göstermesidir belki sebebi. Belki de Özel şiirinde işlenen yalnızlık, öfke, tutku, çocukluk, güvenlik, devrim, inanç, hak, hukuk ve diğer mefhumlar yine o güzelden kopuk değildir ve işte bundandır o hissi anımsama. Hepsi aralara serpilmiş birer izdüşüm.

    gülümsüyor, kıracak! (Ils Sont Eux)

    Sarp bir güvercin düşüyor yüreğimden
    buna dayanmalıyım (Partizan)

    aşk -bir tanım değil midir-
    kusturucu güzellikler ardından (Davun)

    hani savaş patladığında sevdiğim kız
    koynundan senin artık çıkmam deyivermişti
    bunu bir fısıltı halinde çarçabuk
    ve yeminle söylemişti (Savaş Bitti)

    kızlardan geçilmiyor köprüler, ayak bileklerime dek
    yükseliyor kız tortuları (Kan Kalesi)

    Ağlamadan
    dillerim dolaşmadan
    yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
    şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı
    üzerime yüreğimden başka muska takmadan
    konuşmak istiyorum (Mazot)

    Bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere (Yıkılma Sakın)

    Halkım
    pıçaklamış bir kadın gibidir
    kaygular içinde yapayalnız (Yaşatan)

    Üşüt, yırtsın öpüşlerimi paslı tenekeler, soyunup org çalayım
    ceketimle örteyim gecenin bütün itliğini
    tanrım, Pekos Bil'im uçur beni (Geceleyin Bir Korku)

    Benim hayranlığımdan inlerdi şehir
    ben atlara ve uzaklara hayrandım
    kendi ehramlarını bile tanımayan kadınlar
    ansızın patlak verirdi baharda (Yaşamak Umrumdadır)

    aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
    adımı aşkın üstüne kendim yazarım (Sebeb-i Telif)

    Benim harcım değil bir yar sevmek gizliden (Sevgilime Bir Kefen)