Düşme kötünün üstüne yiğit edersin
Aşk ehline âlemde dil-ârâ mı bulunmaz Mecnûn isen ey dil sana Leylâ mı bulunmaz Gûş et nefesim eyleme feryâd çemende Ey bülbül-i şeydâ gül-i ra’nâ mı bulunmaz Ol serv-kadim meyl-i çemen-zâr kılarsa ‘Ayş u taraba ehl-i temennâ mı bulunmaz Dûram deyi zülf-i siyehinden gama düşme Erbâb-ı dilin başına sevdâ mı bulunmaz Terk etme cefâkâr deyi yârini Tâlib Ol şûha dahi ‘âşık-ı şeydâ mı bulunmaz
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Dibe vurmanın en tuhaf yanı nedir biliyor musunuz? Bir kez dibi gördüğünüzde bir daha asla yüzeye çıkamıyor olmanız. O uğultulu, o düşme hissi asla sona ermiyor, her aşamada, Galiba buraya kadarmış, diye düşünüyorsunuz.” Adelaide
Alıntı
Bu ne kadar çok kitap? Sen bunların her birini okudun mu? Bak alnında çizgiler, saçların ak. Gözlerin yeryüzünün en anlamış gözleridir. Yüzün sonsuzluk gibi güzel. Düşme kuşkuya, korkma bulamadım diye, oku bulursun. Oku çarpışarak, oku, okuduğunu kavgadan ayırmadan... Sevdalı Bulut
Ah müjgan ahh
Semtimizin bir tanesiydi müjgan, saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür. elleri ufacık, gözleri dört defa lacivert. ve her ne hikmetse o da bana gönüllüyüdü. öyle bir sevdim ki müjganı dünyamı şaşırdım, haddimi bilemedim, evleniriz gibi geldi bana. evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar, fakir soframız kurulur gibi geldi. sahil bahçesinde gazoz içerekten gizli gizli mal-ü hülya kurardık. sonra da çarşılara giderdik. eşya beğenirdik elden düşme. aynalı konsolumuz, topuzlu karyolamız bile olacaktı. müjgan’ın her an her bi daim yanında olacaktım ama olmadı gitti. nereye mi? paraya gitti abicim paraya...
Düşme düştüysen de belli etme