Çok şükür...
Sabah uyandığında, hayatta olmanın, düşünebilmenin, keyif alabilmenin ve sevebilmenin ne büyük bir ayrıcalık olduğunu düşün. Marcus Aurelius
Bir sofradasın yanında en sevdiğin birini düşün ondan tuzluğu istedin ve sana o ekmek verdi sonra tekrar istedin o sana bu sefer de çatal verdin daha sonra tekrar istedin son kez bu sefer de verdiği kaşıktı senin sabrın taştı ve dedin ki yeter ben senden tuz istedim sen neden vermiyorsun karşılık olarak şu cevabı aldın ben sana herşey verdim neden tatmin olmuyorsun herşey yaptım dedi aslında istediğin bir tuzdu ama o harici herşey verdi konunun tuzlukla alakası yok...
Reklam
KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... Şimdi 70 yaşında olduğunu düşün, namazını muntazaman kılıyorsun. Zaten iş yok güç yok, koşturmaca yok. İşte şimdi, gençliğinde onca meşgale içinde namazını muntazaman kılmanın Allah katındaki değerini anlayabiliyor musun? Ya da 70 yaşında artık namazını aksatmıyorsan da gençken aksatmış olduğunu/kılmadığını hatırladığında yüreğini yakan o kızgın demiri, o korkunç pişmanlığı düşünebiliyor musun? Yine 70 yaşında olduğunu ve zinadan, içkiden uzak durduğunu düşün. Ve bunlardan şimdi uzak durmanın değerini gör onun yanında. 70’inde yapmıyor olsan da, gençliğinde yaptıysan içine düşen acıyı, bunun değersizliğini düşün. Yaşlılığını sık sık düşün (farz et ki o kadar yaşayacaksın) METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: 52
Bazen çok yoruluyorsun, biliyorum... Ama unutma, Allah seni hiç bırakmadı. Bir düşün, bugüne kadar O'nun desteği olmadan nasıl gelirdin?
Bir derdini paylaşan birine ne demelisiniz, ne dememelisiniz?
İnsanlar zaman zaman sorunlar yaşar. Bazıları büyük, bazıları küçük, bazıları ise zamanla çözülen sorunlardır. Bu sorunları paylaşmak, açığa çıkarmak ve belki de anlaşılmayı umarak duyulduğunu hissetmek için birine anlatma ihtiyacı doğabilir. Ancak bu paylaşım, bazen rahatlatmak yerine yalnızca hayal kırıklığı yaratır. Bu hayal kırıklığının nedeni genellikle karşıdaki kişinin hızla tavsiye vermesi, benzer bir durumda ne yaptığına dair bir hikâye anlatması, teselli etmeye çalışması ya da yaşanan sorunu önemsiz olarak etiketlemesidir. Bunların ardında, derdini anlatan kişinin üzüntüsünü azaltma ve yardım etme niyeti bulunsa da çoğu durumda bu yaklaşımlar fayda sağlamaz. Çünkü bu tür bir paylaşımda, dinleyen kişiden çoğunlukla sorunu çözmesi beklenmez. Sebep ne olursa olsun, yalnızca birine açılmak bile daha az çaresiz hissettirebilir. Paylaşma ihtiyacı, dinleyen, anlayan ve yaşananları anlayışla karşılayabilecek birine sahip olma arzusundan doğar. İnsanlar, özellikle onları üzen bir sorun yaşadıklarında, yalnız olmadıklarını bilmek ister. Ne kadar incinildiğinin kabul edilmesini, daha iyi hissetme beklentisi olmadan, olduğu hâliyle var olabilmeyi ister. Bu nedenle böyle bir durumla karşılaşıldığında, ilk aşamada karşıdaki kişiye doğru ve şefkatli bir şekilde yanıt vermek, sorunu çözmekten daha önemlidir. Bu süreci kolaylaştıran ve zorlaştıran yaklaşımları yakından incelemek gerekir. Derdini paylaşan birine “Sadece dinlenmek mi istiyorsun, yoksa sorunu çözmek için destek mi arıyorsun?” sorusu yöneltilebilir. Bu soru, karşıdaki kişinin nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamayı sağlar. Bazen sorun çözme desteğine, bazen de yalnızca dinlenilmeye ihtiyaç duyulur. Dinlemek, insanlar arasındaki en değerli paylaşım biçimlerinden biridir. Bu paylaşımı sağlıklı şekilde
Makale|Yazı
Güzel bir şey düşün dediler Ben de annem, babam ve kardeşlerimle birlikte Kahvaltı yapıp güldüğümüz bir sabah düşündüm.
1000Kitap
Reklam
Reklam